Recorder türkçesi Recorder nedir

  • Zabıt katibi.
  • Teyp.
  • Işıkölçer ve benzeri araçlarla gözlem değerlerini devimli kağıt üzerine çizerek yazan bölüm.
  • Kaydedici.
  • Her yarışın sonucunu, bitiriş sıralarını, süre, yükseklik, uzaklıklara ilişkin bilgileri yazıya geçiren görevli.
  • Kayıt aygıtı.
  • Ses kayıt cihazı.
  • Yazıcı.
  • Yargıç.
  • Flavta (müzik terimi).
  • Sayaç.
  • Kayıt cihazı.
  • Sicil memuru.
  • Hakim.
  • Sonuç yazmanı.
  • Flavta.
  • Yazıcı aygıt.
  • Kayıt memuru.
  • Atletizm, uzay alanlarında kullanılır.
  • Blokflüt.

Recorder ile ilgili cümleler

English: There was a tape recorder on the table.
Turkish: Masanın üstünde bir teyp vardı.

English: My cassette tape recorder needs fixing.
Turkish: Benim teybin onarılmaya ihtiyacı var.

English: I want to have this cassette recorder fixed.
Turkish: Bu teybi tamir ettirmek istiyorum.

English: The tape recorder was on the table.
Turkish: Teyp masanın üstündeydi.

English: I got a video cassette recorder cheap at that shop.
Turkish: O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.

Recorder ingilizcede ne demek, Recorder nerede nasıl kullanılır?

Microsoft sound recorder server : Microsoft ses kaydedici sunucusu.

Sound recorder accessory : Ses kaydedici donatısı.

About sound recorder : Ses kaydedicisi hakkında.

Altitude recorder : Yükselti yazıcı. İrtifa kayıt cihazı. Yazıcı altimetre.

 

Camera recorder : Kaydedici kamera. Kamera kaydedici.

Disk recorder : Disk kayıtçi. Disk kayıtçı.

Cassette recorder : Kaset kaydedici. Teyp. Kasetçalar.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

Dotted line recorder : Noktalı kaydedici.

Continuous line recorder : Sürekli çizgili kaydedici.

İngilizce Recorder Türkçe anlamı, Recorder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recorder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cd burner : Yd yazar. Cd yazıcı. Diskyakar.

Orderly : Sistemli. Tertipli. Toplu. Uslu. Kurallı. Hastane hademesi. Jüyeli. Derli toplu. Uysal.

Black box : Nükleer silah veya füze kumanda çantası. Siyah kutu. Kara kutu.

Counter : Sayıcı. Döner çelgi eyleminin yapılması için verilen komut. Karşı atak yapmak. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşı. Karşılamak. Tezgah. Ters. Karşı koymak.

Gownsmen : Üniversite üyesi. Profesör. Hoca. Üniversite mezunu. Cüppeli görevli.

Phonograph : Gramofon. Pikap. Fonograf. Gramofon (amerikan ingilizcesi).

Justice : Hak. Adalet. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Hakkaniyet. Türe. Yargı. Doğruluk. Yargı hakkı. Mahkeme.

Amanuensis : Yazman. Katip. Sekreter.

Dominants : Galip. Başat. Hükümran. Dominant özellik. Baskın. Başat karakter. Egemen. Tesirli. Baskın karakter.

Recorder synonyms : recording equipment, shepherd's pipe, pennywhistle, pipe, fipple flute, recording machine, treble recorder, fipple pipe, vertical flute, multichannel recorder, compact disk burner, recorders, registering apparatus, title printing machine, logger, stereo, ascendants, clerk of the court, current meter, phonoscope, sound recorder, god, juge, recording, audiophiles, numerator, commanding, registrants, registrant, countering, commissioner, equipment, town clerk.

 

Recorder ingilizce tanımı, definition of Recorder

Recorder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who records. Specifically, a person whose official duty it is to make a record of writings or transactions.