Downplay türkçesi Downplay nedir
- Önemsizleştirmek.
- Önemsiz göstermek.
- Vurgusunu azaltmak.
- Önemsiz gibi göstermek.
- Vurgusuzlaştırmak.
- Önemini azaltmak.
- Önemsiz gibi lanse etmek.
Downplay ingilizcede ne demek, Downplay nerede nasıl kullanılır?
Downplayed : Önemsiz gibi lanse etmek. Vurgusunu azaltmak. Önemini azaltmak. Önemsizleştirmek. Vurgusuzlaştırmak. Önemsiz gibi göstermek. Önemsiz göstermek.
Downplays : Vurgusuzlaştırmak. Önemsiz gibi göstermek. Önemsizleştirmek. Vurgusunu azaltmak. Önemsiz göstermek. Önemsiz gibi lanse etmek. Önemini azaltmak.
Downpipe : İniş borusu. Yağmur iniş borusu. Boşaltma borusu.
Downpipes : İniş borusu. Yağmur iniş borusu. Boşaltma borusu.
Downpour : Sağanak. Şiddetli yağmur. Sağanak yağış.
Down and out : Serseri. Sefil. Parasız pulsuz. Yoksul. Hayatta yenilgiye uğramış. Bitkin. Bezgin. Perişan. Düşkünlük içinde. Yıkılmış.
Down arrow key : Aşağı ok tuşu.
Down arrow icon : Aşağı ok simgesi.
Down and out wit flu : Gripten yatağa düşmüş.
Down arrow : (bilgisayar) klavyede üzerinde aşağı doğru işaret eden bir ok resmi bulunan tuş (imleci sayfanın aşağısına doğru hareket ettirir). Aşağı ok tuşu. Aşağı ok.
İngilizce Downplay Türkçe anlamı, Downplay eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Downplay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accent : Ağız. Aksan. Vurgulu okumak. Üzerinde durmak. Aksan işareti. Vurgu. Şive. Aksan vermek. Önem. Vurgulamak.
Punctuate : Araya girmek. (sözü) ikide bir kesmek. Noktalama işaretleri koymak. Noktalamak. Noktalama işaretlerini koymak. İşaretlemek. Sözünü kesmek. Vurgulamak. Lafını kesmek.
Accentuate : Vurgulamak. Önemle belirtmek. Vurgulu okumak. Önem vermek. Üzerinde durmak.
Minify : Küçültmek.
Stress : Gerginlik. Baskı yapmak. Konuşma sırasında kelimedeki bir heceyi diğerlerine göre daha yüksek bir ses tonuyla, daha baskılı bir şekilde söyleme. vurgunun kelime vurgusu, cümle vurgusu, anlam vurgusu ve ünlem vurgusu gibi türleri vardır. bunlara bk. Üzerine basmak. Üzerinde durmak. Bunalım. Tazyik etmek. Zor. Sıkıştırmak. Önemle belirtmek.
Deemphasized : Vurguyu kaldırmak.
Trivialize : Saçmalamak. Değersizleştirmek. Önemini yoksaymak. Önemsizleştirmek (bir konuyu vb).
Inform : Bilgilendirmek. Haber vermek. Bildirmek. Bilgi vermek. Malumat vermek. İhbar etmek. Bilgilendirme yapmak. Haberdar etmek. Fitnelemek.
Deemphasizing : Vurguyu kaldırmak.
Downplay synonyms : downplayed, deemphasizes, trivialising, downplays, de emphasise, play down, understate, minimize, emphasise, deemphasize, make insignificant, trivialised, minimise, emphasize, minifying, trivialise, gloss over, wave off, soft pedal, trivialises, minces, de emphasize, mince, background.
Downplay zıt anlamlı kelimeler, Downplay kelime anlamı
Play up : Sorun çıkarmak. Vurgulamak. Yaramazlık etmek. Üzerinde durmak. Abartmak. Daha sesli çalmak. Oyun oynamak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Daha yüksek sesle çalmak. Belirtmek.
Foreground : Ön. En öndeki görüntü. Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Ön plan. Önalan. Önplan.
Overstate : Mübalağa etmek. Büyütmek. Artırmak. Abartmak. Şişirmek. Dallandırmak.

Bu kısımda Downplay kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Downplay ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Downplay anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Downplay ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.