Close price türkçesi Close price nedir

  • Kapanış fiyatı.
  • Ara fiyat.
  • Borsada bir işlem gününde mal veya taşınır değerlerin kayda alınan ve bir sonraki işlem gününde mal veya taşınır değerlerin fiyatları hakkında fikir verebilen en son işlem fiyatı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Close price ingilizcede ne demek, Close price nerede nasıl kullanılır?

Close : Bitirmek. Son. Bağlantılı. Çevirmek. Sonuç. Son söz. Yakın. Yummak (göz). Avlu (okul, kilise).

Price : Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Rüşvet. Ücretlendirmek. Fiyatını belirlemek. Fiyat. Eder. Kıymet. Karşılık. Fiyatlandırmak. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri.

Close a bank account : Banka hesabını kapamak.

Close a bargain : Bir anlaşmayı veya alışverişi bitirmek. Bir pazarlığı sonuçlandırmak.

Close a deal : Anlaşmaya varmak. Bir işlem yapma. İşi bitirmek. Bir iş anlaşması yapma.

Close a window split : Yarım pencereyi kapat.

İngilizce Close price Türkçe anlamı, Close price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Close price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Closing prices : Kapanış ederleri. Borsada işlem gören pay ve borç belgitlerinin işlem sonunda gerçekleşen ederleri.

Close price synonyms : a change in supply, a pass through certificate, abnormal budget, ability to pay principle, closing price, abnormal budget receipts, a group shares, a shift in demand.