Clubbing türkçesi Clubbing nedir

  • Çomak parmak.
  • Klabing (clubbing).
  • Parmak çomaklaşması.
  • Gece kulübünden gece kulübüne gitme (argo terim).
  • Parmağın çomaklaşması.

Clubbing ile ilgili cümleler

English: Alana and Nila went clubbing the other day.
Turkish: Alana ve Nila geçen gün diskoya gittiler.

English: We went out clubbing.
Turkish: Gece kulübüne gittik.

Clubbing ingilizcede ne demek, Clubbing nerede nasıl kullanılır?

Clubbish : Aşırı sosyal kimse.

Clubbable : Kulüp ile ilgili. Girgin. Sosyal. Girişken. Kulüp üyeliğine layık.

Clubbed : Toplanmak. Katılmak. Ortakça yatırmak. Sopalamak. Ortak olmak. Dipçiklemek. Toplamak. Dövmek.

Clubber : Parti insanı.

Clubbers : Parti insanı.

Club member : Kulüp üyesi. Bir kulübe ait kimse. Grup üyesi.

Clubby : Girgin. Girişken.

Club fee : Kulüp aidatı.

Club foot : Yumru ayak.

Club moss : Kurtayağı.

İngilizce Clubbing Türkçe anlamı, Clubbing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clubbing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Symptom : Beldek. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Emare. Alamet. Gösterge. İşaret. Araz. Semptom. Belirtiler. Bulgu.