Clubbed türkçesi Clubbed nedir
Clubbed ingilizcede ne demek, Clubbed nerede nasıl kullanılır?
Clubber : Parti insanı.
Clubbers : Parti insanı.
Nightclubber : Gece hayatını seven kimse. Gece kulüplerini seven ve orada çok vakit geçiren kimse.
Clubbable : Kulüp üyeliğine layık. Kulüp ile ilgili. Girgin. Sosyal. Girişken.
Clubbing : Parmağın çomaklaşması. Parmak çomaklaşması. Klabing (clubbing). Çomak parmak. Gece kulübünden gece kulübüne gitme (argo terim).
Club member : Bir kulübe ait kimse. Grup üyesi. Kulüp üyesi.
Club goods : Tüketimde rakipsiz olma ve dışarda tutulabilme özelliklerine sahip kablolu televizyon, sinemalar gibi orta malları. Kulüp malları. Doğal tekel malları. Faydası birden çok birey tarafından paylaşılabilen ve belli bir maliyet karşılığında faydası bir gruba tahsis edilebilen mallar. Tekel malları. Tüketimde rakipsiz olma ve dışarda tutulabilme özelliklerine sahip orta malları. Tekel mallar. Faydasından dışlamanın mümkün olduğu ve belirli bir kapasite noktasına kadar tüketiminde rekabetin olmadığı mallar.
Club foot : Yumru ayak.
Club fee : Kulüp aidatı.
Clubbish : Aşırı sosyal kimse.
İngilizce Clubbed Türkçe anlamı, Clubbed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Clubbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canes : Hasırla kaplamak.
Cudgeling : Dayak atmak. Kötek.
Builds : Yapmak. İnşaatçılık yapmak. Kümelenmek. Güvenmek. İnşa etmek. Örmek. Kurmak. Bel bağlamak.
Ally : Birleşmek. Dost. Katmak. Müttefik ülke. Arkadaş. Müttefik. Ticaret serbestliği. Birleştirmek.
Bastes : Yağ sürmek. Haşlamak. Yağlamak. Teyellemek. Erimiş yağ dökmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Azarlamak.
Weep : Ağlamak. İltihap akıtmak. Akıtmak. Özsu akıtmak. Ağlama. Sızmak. Göz yaşı dökmek. Gözyaşı dökmek. Damlamak. Zırlamak.
Agree with : Yaramak. İle mutabık kalmak. İyi gelmek. Bağdaşmak. Aynı fikirde olmak. Anlaşmak. Tetabuk etmek. Uymak. (alınan karara vb) sıcak yaklaşmak.
Cudgel : Kısa kalın sopa. Dayak atmak. Sopa ile dövmek. Savurmak. Sopa. Sopa atmak. Sopa çekmek. Matrak.
Ally oneself : Birleşmek.
Birches : Huş. Vurmak. Falaka sopası. Değnekle vurmak. Sopayla dövmek. Huş ağacı. Kamçılamak. Betula. Dökmek.
Clubbed synonyms : add together, adding up, add up, snivel, acceding, beat up, bludgeoned, build, act the part, belabor, acceded, cudgeled, sniffle, club together, blub, beating up, make one, birched, accumulates, aggregates, participates, partner, accedes, add, work over, accumulating, beat, beat with a stick, agglomerate, agglomerating, beetle, partnered, bludgeoning.
Clubbed zıt anlamlı kelimeler, Clubbed kelime anlamı
Laugh : Gülüş. Gülüşme. Gülerek neden olmak. Kahkahayla gülmek. Sevinmek. Eğlenmek. Hande. Kahkaha atmak. Gülme. Gülmek.
Smooth : Mükemmel. Kolay. Tatlı. Sakin. Yumuşak. Yatıştırmak. Akıcı. Kolaylaştırmak. Huzur veren.
Clubbed ingilizce tanımı, definition of Clubbed
Clubbed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Grasped like, or used as, a club. Shaped like a club.

Bu kısımda Clubbed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Clubbed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Clubbed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Clubbed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.