Clutches türkçesi Clutches nedir

Clutches ingilizcede ne demek, Clutches nerede nasıl kullanılır?

Fall into the clutches of : Ağına düşmek. Pençesine düşmek.

Clutched : El çantası. Kavramak. Tutmak. Sıkıca tutmak. Yakalamaya çalışmak. Debriyaj. Yapışmak. Kapmak. Güç. Yakalama.

Clutched at a straw : Umutsuzca birşeyleri başarmayı deneyen. Deli gibi diğer seçenekleri araştıran.

Clutch adjusting nut : Kavrama ayar somunu.

Clutch adjustment : Debriyaj yükseklik ayarı. Debriyaj ayarı. Kavrama ayarı.

Clutch cone : Debriyaj konisi. Kavrama konisi.

Clutch bag : Sapsız el çantası. El çantası.

Clutch at straws : Olmayacak duaya amin demek. Boşa çabalamak. Denize düşüp yılana sarılmak. Her yolu denemek. Uçan kuştan medet ummak. Her yola başvurmak. Her çareye başvurmak.

Clutch bearing : Debriyaj rulmanı. Debriyaj yatağı. Debriyaj dayanağı. Kavrama rulmanı. Kavrama yatağı.

Clutch brake : Kavrama eğleci. Kavrama freni. Kavrama ireni. Debriyaj freni. Debriyaj eğleci.

İngilizce Clutches Türkçe anlamı, Clutches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clutches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prehension : İdrak. Anlama. Anlayış. Prehansiyon. Yakalama. Kavrayış. Kavrama. Tutma.

 

Talons : Kilit anahtar yatağı. Kağıtlar dağıtıldıktan sonra kalan kartlar. Pençe (kuş).

Spring claw hook : Hareketli köprüye sahip gitarlarda bulunan; üzerinde bulunan kancalar yardımıyla bir tarafından köprü yaylarını tutan, diğer taraftan ise gövdeye iki uzun vida ile tutturulmuş ve bu vidalar yoluyla köprü konumunun ayarlanmasına olanak sağlayan metal nesne.

Checkout : Kasa. Hata ayıklama. Çıkış. Ödeme yeri. Çıkış işlemi. Düzeltme. Ayrılma. Hata bulma.

Paw : Pati. Yeri eşelemek (boğa). Yeri eşelemek (at veya boğa). Eşinmek. Pençe vurmak. Çirkin el yazısı. Ellemek. Pençe atmak. Patisiyle tırmalamak.

Embracement : Sarıp sarmalama. İçine alma. Kabul etme. Benimseme. Kucaklama. Bağıra basma.

Pounced : Aniden saldırmak. Üzerine atılıp avlamak. Pençe (kuş). Atılmak. Saldırış. Toz serperek kurutmak. Dalıvermek. Saldırmak. Üstüne atılmak.

Control desk : Kontrol masası. Kumanda masası. Denetim masası.

Clawing : Pençe vurmak. Çekmek (zorlukla). Kapışmak. Tırmalamak (kedi vb). Tırnaklamak. Cırmalamak (kedi vb). El uzatmak. Pençelemek. El atmak.

Controlment : Denetleme. Tutma. Bastırılmış olma durumu. Düzenleme. Kontrol etme eylemi.

Clutches synonyms : taking hold, choke hold, chokehold, embrace, sole, grasping, birr, ascendence, control, arm, capacity, clasp, arduous, ability, pouncing, paws, checking, hold, grasp, clout, pawed, ascendance, baffling, pounces, clutch, ardous, countenance, abilities, seizing, ascendancy, grip, capabilities, embracing.