Pounced türkçesi Pounced nedir

Pounced ingilizcede ne demek, Pounced nerede nasıl kullanılır?

Pounce on : Üstüne atılmak. -in üzerine atılmak. Saldırmak. Birden üstüne atılmak. Çullanmak.

Pounce : Üzerine atılıp avlamak. Aniden saldırmak. Pençe (kuş). Saldırış. Pençe. Üstüne atılmak. Dalıvermek. Saldırmak. Atılmak. Toz serperek kurutmak.

Pounces : Dalıvermek. Pençe. Pençe (kuş). Üstüne atılmak. Aniden saldırmak. Atılmak. Saldırış. Toz serperek kurutmak. Üzerine atılıp avlamak. Saldırmak.

Pouncing : Atılmak. Saldırmak. Üzerine atılıp avlamak. Saldırış. Pençe (kuş). Üstüne atılmak. Aniden saldırmak. Pençe. Dalıvermek. Toz serperek kurutmak.

Pound : İngiltere’de kullanılan ağırlık birimi. bk. ingiliz sterlini. Küt küt atmak. Havanda dövmek. Yumruklamak. Dalgaya çarpmak (gemi). Dövmek. Ezmek. Küt küt atmak (kalp). Tokmaklamak. Çakmak.

Pound the pavement : (iş bulma umuduyla) kapı kapı dolaşmak veya sokaklara düşmek. (iş bulma amacıyla) kaldırımları arşınlamak. Sokakları arşınlamak.

Pound a beat : Taban tepmek. Volta atmak.

Poundals : Poundal. Paundal. Pavndal.

Poundages : Sterlin başına komisyon. Sterlin başına alınan vergi. Libre başına alman ücret. Haczi kaldırma masrafı. Posta havalesi ücreti. Libre başına ücret. Pound başına komisyon.

 

Poundal : Paundal. Pavndal.

İngilizce Pounced Türkçe anlamı, Pounced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pounced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrummage : İtişip kakışma. Saldırı (amer. fut.). Hamle (amer. fut.). İtip kakma. Çarpışma.

Dart : Cirit. Fırlama. Atmak. Vın diye geçip gitmek. Çıkarıvermek. Çıkıvermek. Fırlatmak. Ok gibi fırlamak. Sıçramak.

Assailed : Hücum etmek. Dil uzatmak.

Dashes : Dolaştırmak. Atmak. Püskürtmek. Lanet etmek. Karalamak. Çarpmak. Kesik çizgi. Kesik çizgiler. Sıçratmak.

Aggressing : Hücum etmek. Taarruz etmek. Tecavüz etmek.

Rushing : Çabucak halletmek. Sıkboğaz etmek. Sıkıştırmak. Acele etmek. Aceleye getirmek. Şiddetli esmek. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Acele ile göndermek. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi).

Quarter : Asker yerleştirmek. Dördün. Yerleştirmek (bir kimseyi bir yere veya birinin yanına). Bir kentin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün, yönetim bakımından bölündüğü, yapı bölgeciklerinden ve insan topluluklarından oluşan en küçük parçalardan her biri. bk. komşuluk birimi. Ay ya da benzeri gökcisimleri tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre. Mahalle. Dört parçaya bölmek. Geceletmek. Dörde bölmek. Quarter atı.

Adventuring : Riske atmak. Tehlikeye atmak. Sefer. Vurgunculuk. Avantür. Serüven. Macera. Yeltenmek. Tehlikeli iş.

Turn on : Açmak. Bağlı olmak. Yakmak. Tahrik etmek. Cinsel istek uyandırmak. E doğru çevirmek. Azdırmak. İlgisini uyandırmak. Aleyhine dönmek.

 

Pawed : Ellemek (kabaca). Yeri eşelemek (at veya boğa). Pençe vurmak. Pati. Eşinmek. Yeri eşelemek (at). Ellemek. Yeri eşelemek (boğa). Pençe atmak.

Pounced synonyms : half pound, oz., lunging, onrush, hit below the belt, begin, adventured, lunge, aggressed, adventure, paws, assails, pounces, hurt, assaulted, ounce, be dismissed, bounce, aggresses, unguis, assail, attacks, breezing, paw, spring claw hook, lb, breezes, dart at somebody, dash, assaulting, breeze, stone, sole.

Pounced zıt anlamlı kelimeler, Pounced kelime anlamı

Uninjured : Yaralanmamış. İncinmemiş. Zarar görmemiş.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Pounced ingilizce tanımı, definition of Pounced

Pounced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the pounced young of the eagle. Furnished with claws or talons.