Talons türkçesi Talons nedir

  • Kağıtlar dağıtıldıktan sonra kalan kartlar.
  • Pençe.
  • Pençe (kuş).
  • Kilit anahtar yatağı.

Talons ingilizcede ne demek, Talons nerede nasıl kullanılır?

Talon : Pençe. Pençe (kuş). Anahtar yatağı. Kilit anahtar yatağı. Kağıtlar dağıtıldıktan sonra kalan kartlar.

Taloned : Pençeli.

Catalonia : Katalonya. Kuzeydoğu ispanya'da bir bölge.

Catalonian : Katalonya halkının veya katalonya halkı ile ilgili. Katalonyalı. İspanya'nın kuzeydoğusunda bulunan katalonya bölgesinin veya burası ile ilgili. Katalonya halkına özgü. Katalonya'ya özgü. Katalan.

Dipetalonema infections : Dipetalonema cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon. Dipetalonema enfeksiyonları.

Talose : Altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. Taloz.

Etalon : Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli. Etalon.

Ligamentum talocalcaneum plantare : Aşık kemiğinin üst ve iç kısmından çıkıp topuk kemiğine bağlanan bağ. Ligamentum talokalkaneum plantare.

Alphabetic subject catalog : Abecesel konu kataloğu. Kitabın içeriğini konu başlığı, vurgu sözcük, anahtar sözcük vb. yollarla belirten konu fişlerinin abecesel düzenle oluşan kataloğu.

Ligamentum talocalcaneum interosseum : Ligamentum talokalkaneum interosseum. Sinus tarsi’de bulunan güçlü bağ kitlesi.

 

İngilizce Talons Türkçe anlamı, Talons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Claw : Alıcı ve göstericide filmin aralı devinimine bağlı olarak çalışan, filmdeki deliklere girerek ya filmin pencere önünde düzgün durmasını ya da aralı devinim düzeneğine bağlı olarak bir resim boyu ilerlemesini sağlayan madenden çıkıntılar. (buna göre tutucu ve yürütücü tırnak çeşitleri vardır.). Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Kapışmak. Çekmek (zorlukla). Pençe atmak. Kıskaç. El uzatmak. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tırnaklamak.

Pawed : Pençe atmak. Eşinmek. Yeri eşelemek (at). Patisiyle tırmalamak. Yeri eşelemek (boğa). Ellemek (kabaca). Eşelemek. Pati. Pençe vurmak.

Clawing : Tırmalamak. Pençelemek. El atmak. Pençe vurmak. Cırmalamak (kedi vb). Yırtmak. Pençe atmak. Çekmek (zorlukla). El uzatmak.

Clutches : Kavramalar. Debriyajlar. Kontrol. Güç.

Pounce : Dalıvermek. Toz serperek kurutmak. Üzerine atılıp avlamak. Atılmak. Üstüne atılmak. Saldırış. Aniden saldırmak. Saldırmak.

Spring claw hook : Hareketli köprüye sahip gitarlarda bulunan; üzerinde bulunan kancalar yardımıyla bir tarafından köprü yaylarını tutan, diğer taraftan ise gövdeye iki uzun vida ile tutturulmuş ve bu vidalar yoluyla köprü konumunun ayarlanmasına olanak sağlayan metal nesne.

Solo : Yalnız başına. Tek. Tek kişinin yaptığı. Tek kişilik. Solo yapmak. Tek başına. Yalnız. Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, dizem. Tek kişilik oyun.

 

Pounces : Aniden saldırmak. Dalıvermek. Toz serperek kurutmak. Üzerine atılıp avlamak. Saldırış. Saldırmak. Atılmak. Üstüne atılmak.

Unaccompanied : Eşlik edilmeyen. Yanında kimse olmayan. Yalnız. Tek başına. Refakatsiz.

Paw : Yeri eşelemek (boğa). Ellemek. Patisiyle tırmalamak. Pati. Yeri eşelemek (at veya boğa). Pençe atmak. Eşelemek. Pençe vurmak. Çirkin el yazısı.

Talons synonyms : pouncing, unguis, clutch, paws, unsocial, pounced, talon, sole.

Talons zıt anlamlı kelimeler, Talons kelime anlamı

Social : Toplu halde yaşayan. Eğlence. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Toplantı. Sokulgan. Parti. Toplumcul. Sosyal. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse).

Accompanied : Aynı anda yapmak. Eşlik etmek. Birlikte olmak. Eşliğinde. Yanında. Yanında olmak. Refakat etmek.