Cockpit türkçesi Cockpit nedir

  • Horoz dövüşü alanı.
  • Kokpit.
  • Pilot mahalli.
  • Horoz dövüşü yapılan küçük alan.
  • Horoz dövüşlerinin yapıldığı yer.
  • Mücadele alanı.
  • Yarış arabasında sürücü yeri.
  • Sürücü yeri.
  • Uçuş kabini.
  • Pilot kabini.
  • Alçak güverte.

Cockpit ingilizcede ne demek, Cockpit nerede nasıl kullanılır?

Cockpit canopy : Pilot mahalli kapağı. Kokpit kanopisi. Pilot mahalli kanopisi.

Cockpit control : Kokpit kontrolü.

Cockpit enclosure : Pilot mahalli örtüsü. Kokpit örtüsü.

Cockpit hood : Kokpit üst kapağı. Pilot mahalli üst kapağı.

Cockpit lamp : Kokpit lambası. Pilot mahalli lambası.

Cock eye : Çaprazlaşmış gözler. Şaşı gözler.

Cockpits : Pilot kabini. Horoz dövüşü alanı. Horoz dövüşlerinin yapıldığı yer. Kokpit. Pilot mahalli. Mücadele alanı. Alçak güverte. Uçuş kabini. Sürücü yeri.

Cock an ears : Kulak kesilmek. Kulak kabartmak.

Cock a snook at : Nanik yapmak.

Cock and bull story : Uydurma laf. Martaval. Kurtmasalı. Palavra. Uydurma masal.

İngilizce Cockpit Türkçe anlamı, Cockpit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cockpit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Race car : Yarış arabası.

Arenas : Alan. Arena. Arenalar. Sahne. Meydan.

Aircraft : Helikopter. Uçak. Hava taşıtı. Uçaklar. Tayyare. Planör.

 

Cab : Kiralık araba. Kasa. Tek atlı binek arabası. Fayton. Taksi ile gitmek. Kabin. Taksi. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Makinist yeri.

Cabs : Kasa. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Tek atlı binek arabası. Makinist yeri. Kabin. Fayton. Taksi. Operatör yeri. Taksi ile gitmek.

Cabin : Tahdit etmek. Tahta kulübe. Kabin veya kamarada yaşamak. Kulübe. Kümültü. Kamara. Baraka. Hücre. Uçakta öndeki özel bölüm.

Ejector seat : Fırlatma koltuğu.

Compartment : Kompartman. Hücre. Göz. Bölüntü. Bölme. Bölge. Kısım. Kompartıman. Bölüm. Alan.

Ejection seat : Fırlatma sandalyesi. Acil fırlatma koltuğu. Fırlatabilen iskemle. Fırlatma koltuğu.

Cockpit synonyms : cockpits, racing car, arena, capsule, seat, driver cab, racer, canopy.

Cockpit ingilizce tanımı, definition of Cockpit

Cockpit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pit, or inclosed area, for cockfights. In some aëroplanes and flying machines, an inclosure for the pilot or a passenger.