Cognition türkçesi Cognition nedir
- Farkında olma.
- Kognisyon.
- Vukuf.
- Gerçeğin insan düşüncesinde, toplumsal gelişim yasalarıyla koşullanmış, uygulamayla ayrılmaz biçimde bağlantılı olarak yansıması ve yeniden kurulması süreci.
- Bilişsellik.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Kavrama.
- Bilme yetisi.
- Biliş.
- Algılama.
- İdrak.
- Ittıla.
- Bilme.
Cognition ile ilgili cümleler
English: He gave me a smile of recognition.
Turkish: Bana bir tanıma tebessümü verdi.
English: Everybody wants recognition.
Turkish: Herkes tanınma istiyor.
English: When you speak of a pay-raise before recognition, I am inclined to think you are putting the cart before the horse.
Turkish: Tanınmadan önce maaş zammından bahsedersen senin işleri ters yaptığını düşünme eğiliminde olurum.
Cognition ingilizcede ne demek, Cognition nerede nasıl kullanılır?
Cognitional : Bilme ile ilgili. Algılama ile ilgili. Farkında olma. Kavrama.
Aircraft recognition : Uçak tanıtımı. Değişik uçak çeşitleri arasında ayrım yapmak.
Beyond recognition : Tanınmaz halde. Çok değişmiş olan. Tanınmaz. Artık tanınır olmayan. Tanınamaz. Tanınamaz hale gelmiş.
Certificate of recognition : Tanıma mektubu. Değerlendirme belgesi.
Change beyond all recognition : Tanınmaz hale getirmek.
Magnetic ink character recognition : Manyetik mürekkep karakter tanıma. Manyetik mürekkepli karakter tanıma. Mıknatıslı boyalı damga tanıma. Mıknatıslı boyaya basılmış standart biçimde damgaları tanımayı amaçlayan aygıtlarla, bu alanda kullanılan örüntü tanıma yöntemleri.
De facto recognition : Fiili olarak tanıma.
Character recognition equipment : Karakter tanıma donatısı. Damga tanıma donanımı. Yazıyı oluşturan basılı damgaları, örüntü tanıma yöntemlerinden yararlanarak çözümleyen ışığa duyarlı donanım, bk. optik damga okuyucu.
Nonrecognition : Tanınmama. Tanımama. Teşhis edememe.
Explicit recognition : Açık tanıma.
İngilizce Cognition Türkçe anlamı, Cognition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cognition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intellection : Anlayış. Anlama.
Age group : Yaş öbeği. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu.
Apercu : Kısa özet. Hulasa. Özet. Nazar. Bakış.
Power : Takat. Yetenek. Üs (matematik terimi). Hızla gitmek. Hegemonya. Mat.kuvvet. Güç. Otorite. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Yetke.
Apprehension : Kaygı. Kavrayış. Anlayış. Vehim. Zan. Korku. Algı. Görüş. Kuruntu. Endişe.
Knowing : Haberi olan. Bilen. Kültürlü. Bilgiç. Becerikli. Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma. bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme. tanıma, anımsama. Alim. Bilgili. Haberdar.
Place : İş. Anımsamak. Sıra. Oturtmak. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Yerleşim yeri. Hane. Basamak. Yerleştirmek. Kim olduğunu çıkarmak.
Familiarity : İyi bilme. Alışık olmaktan doğan beceriklilik, bk. alışkanlık. İçtenlik. Alışkanlık. Aşinalık. Hususiyet. Yakınlık. Yatkınlık. Teklifsizlik.
Ability : Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Hüner. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Beceri. İstidat. Yetenek. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Kabiliyet. İktidar.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
Cognition synonyms : public knowledge, unconscious process, cognitive factor, cognitive content, psychological feature, cognitive operation, mental object, mental lexicon, lexis, episteme, consciousness, aesthetical ideal, brain, cinch, general knowledge, knowledge, awareness, feelin, practice, content, acculturation, inability, cognitive process, process, age grade, aesthetic, feeling, wittings, achievement motive, intelligence, acclimatation, history, adjustment in marriage.
Cognition zıt anlamlı kelimeler, Cognition kelime anlamı
Inability : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Beceriksizlik. Gücü olmama. Acizlik. Aciz. Yeteneksizlik. Güçsüzlük. Olanaksızlık. Yapamama. Yetersizlik.
Ability : Hüner. Sanat. Güç. Çalışma gücü. Becerik. Özlü toprak. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Kudret. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Zeka.
Cognition ingilizce tanımı, definition of Cognition
Cognition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Knowledge. Perception. The act of knowing.

Bu kısımda Cognition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cognition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cognition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cognition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.