Colonisations türkçesi Colonisations nedir

Colonisations ingilizcede ne demek, Colonisations nerede nasıl kullanılır?

Colonisation : Bölgeye insan yerleştirme. Sömürgeleşme. Aynı türlerin, özellikle mikroorganizmaların kümeler oluşturması. Sömürgeleştirme. Koloni kurma. Konakçı dokusuna veya diğer yüzeylere tutunduktan sonra mikroorganizmanın çoğalması. Kolonizasyon. Sömürge kurma. Koloni haline gelme.

Decolonisation : Bir koloniyi bağımsız yapma (ayrıca decolonization). Bağımsızlığını verme. Sömürge kolonilerden çekilme. Küme bozulumu. Bağımsız bir koloni yapma. Küme giderimi. Dekolonizasyon. Sömürgelikten çıkarma.

Recolonisation : Yeniden kolonileştirme. Yeniden kolonileşme.

İngilizce Colonisations Türkçe anlamı, Colonisations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colonisations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colonisation : Aynı türlerin, özellikle mikroorganizmaların kümeler oluşturması. Konakçı dokusuna veya diğer yüzeylere tutunduktan sonra mikroorganizmanın çoğalması.

Establishment : Kurma. Belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan özel veya kamu örgütü. Kuruluş. Kurum. Tesis etme. Tesis.

 

Plantations : Koruma. Sömürge. Dikmelik. Ekim. Plantasyon. Tarla (ekili). Çiftlik. Koru. Büyük çiftlik. Fidanlık.

Colonization : Kolonileşme. Bir türün yeni bir habitatı istila etmesi. boş arazinin tohumlarla işgali. 3.bağırsakta bakteri florası oluşması. kolonizasyon.

Population : Özdeciksel yörüngeçlere eksicikler dizildikten sonra, özdecikiçi öğecik yörüngeçlerine düşen eksicik sayısı dağılımı. erke düzeylerinin eksicik vb. ile doldurumu. Kütle. İstatistikte, belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk. Belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk, toplum, evren, ana yığın, popülasyon. Genel olarak, yaş, kimyapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren dizgelere (özellikle samanyoluna) ilişkin yıldızlar kümesi. öbek ı yıldızları, samanyolu düzlemi yöresine dağılmış, daha çok sarmalın (spiral) kollarında yığılmış yavaş yıldızlar; öbek ıı yıldızları, samanyolunun dışına doğru dağılmış, dikeyhızları yüksek (50 km/sn, den fazla), çoğu rr lyr tipinde olan yıldızlardır. Belli bir bölgede yaşayan aynı türün bireylerinden oluşan yaşama birliği ve topluluğu, populasyon. Kantitatif karakterler gibi bazı değişkenlerin ölçülmesi için örneklerin alındığı çok sayıda bireylerden oluşan grup; belli bir bölgede yaşayan bir türün bireyleri. Ahali. Yığılım. Özdeş nesnelerim oluşturduğu topluluk.

Plantation : Plantasyon. Sömürge. Tarla (ekili). Koruma. Koru. Dikmelik. Büyük tarımsal işletme. Büyük çiftlik. Çiftlik. Ekim.

 

Organization : Organize etme. Bünye. Teşkilat. Tertip. Organizma. Teşekkül. Kuruluş. Kurum. Harap olan dokuların yerinin granülasyon dokusuyla doldurulması. hematom, trombüs, embolus ve infarktus alanlarında görülür.

Organisation : Birlik (ayrıca organization). Kuruluş. Örgüt. Düzenleme. Örgütlü kuruluş. Bünye. Organizasyon. Örgütlenme. Ocak. Ortaklık.

Settlement : Yatıştırma. Ev. Tecimsel bir kuruluşun gücünü yitirmesi, kapanması gibi nedenlerle sayışımların kesilmesi, elde bulunan para ve mallarla alacaklıların payları arasında bir oranlama yapılmak yoluyla tecimsel ortaklıkta yapılan sıralı arıtma. Göç. Yerleşim. Ödeme. Yerleşme. Bir topluluğun çalışma ve yaşama eylemleriyle sınırlanmış yersel alanı. Çözümleme. Hesaplaşma.

Constitution : Yol yordam. Oluşturma. Karakter. Temel yapı (bünye). Esas kanun. Tıynet. Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Bünye. Yapı. Yaradılış.

Colonisations synonyms : formation, colonizations.