Coma türkçesi Coma nedir
- Kuyruk sapması.
- Koma.
- Optik eksen üzerinde yer almayan konunun görüntüsünde ortaya çıkan, eksen üzerinde olmayan bir noktayı tam bir nokta olarak değil, bir kuyruklu yıldız ya da virgül biçiminde yansıtan mercek kusuru.
- Kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gazyuvarı.
- Baygınlık.
- Uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Hemen hemen tüm hayvanlarda ölüme yakın dönemde biçimlenen bazen birkaç gün süren, organizmanın savunma mekanizmasının iflas ettiğini gösteren, çeşitli nedenlerle beynin etkilenmesiyle oluşan ilgisizlik ve bilincin tamamen kaybıyla belirgin bozukluk.
- Püskül.
- Bilinç kaybının eşlik ettiği derin uyku durumu.
- Kuyruk saçılması.
- Kuyrukluyıldız saçı.
- Derin baygınlık.
Coma ile ilgili cümleler
English: Ali has been in a coma for three years.
Turkish: Ali üç yıldır komada.
English: After being in a coma for three weeks, Tom regained consciousness.
Turkish: Üç hafta boyunca komada kaldıktan sonra, Tom'un bilinci yerine geldi.
English: Ali is in a coma and the doctors are not sure if he's going to live.
Turkish: Ali bir komada ve doktorlar onun yaşayıp yaşamayacağından emin değil.
English: Ali was in a coma for three months.
Turkish: Ali üç aydır komadaydı.
English: Ali couldn't catch up with the other students after he came out of his coma.
Turkish: Ali komadan çıktıktan sonra diğer öğrencilerin seviyesini yakalayamadı.
Coma ingilizcede ne demek, Coma nerede nasıl kullanılır?
Coma vigil : Koma vijil. Uyanık koma.
Alpha coma : Alfa koma. Elektroenselografik olarak alfa dalga aktivitesinin baskın olduğu koma.
Anisotropic coma : Anizotrop koma. Anizotrop hare.
Be in a coma : Komaya girmek. Komada olmak.
Diabetic coma : Şeker hastalığının tedavi sonucu kontrol altına alınamaması ve kan şekerinin normalin çok üstüne çıkması sonucu hiperozmolarite, dehidrasyon, asidozis ve diğer elektrolit dengesizlikleri sonucu oluşan koma. Şeker koması. Diyabet koması.
In a coma : Koma halinde.
Comanche : Oklahoma eyaletinde şehir. Komançiler. Teksas eyaletinde şehir. Comanche (batı texas ve oklahoma'da bir amerikan yerli kabilesi) üyesi kimse. Komançi.
Fall into a coma : Komaya girmek.
Puerperal liver coma : Doğum sonrası karaciğer koması. Puerperal karaciğer koması. İneklerde doğumdan kısa bir süre sonra görülen akut ve ateşli seyreden, iyileşmez karaciğer zedelenmesiyle belirgin, ilerleyen sarılık ve koma durumunda ölüme yol açan hastalık, puerperal karaciğer koması.
Eaters coma : Genellikle yemekten hemen sonra ortaya çıkan durum. Bir kimsenin tembel ve uykucu olduğu ve çoğunlukla keyif yapmak veya uyumaktan başka hiçbir şey yapma motivasyonunun olmadığı durum.
İngilizce Coma Türkçe anlamı, Coma eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tags : Meşhur laf. Saçak. Elim sende oyunu. İsimlik. Künye. Ünlü söz. Etiketler. Etiket. Ayakkabı kulağı.
Fainting fit : Bayılma nöbeti.
Comet : Kuyruklu yıldız. Kuyrukluyıldız. Komet.
Thrumming : Saçak. Saçak takmak. Tıngırdatmak. İplik döküntüsü. Saçak yapmak. İplik saçağı. Acemice çalmak. Parmaklarıyla trampet çalmak. Patırdatmak.
Tag : Bir veri sözcüğünün önünde yer alan ve verinin türünü gösteren ikil kümesi. Ebelemek. Meşhur laf. Önek. Perçem. İsimlik. İsimlik takmak. Etiketlemek. Künye.
Fainting spell : Bayılma nöbeti.
Bearding : Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Meydan okumak. Sakalından tutmak. Başak dikeni. Kılçık. Sakal. Karşı gelmek. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız.
Stupors : Sersemlik. Uyuşukluk. Stüpör. Uyuşuk hal. Sersemleme. Stupor. Bilinçsizlik. Sarhoşluk. Sarhoş hal.
Insensibility : Aldırışsızlık. Hissizlik. Duyarsızlık. Duygusuzluk.
Coma synonyms : comatoseness, kussmaul's coma, hepatic coma, comas, faintness, faint, pompon, goneness, senselessness, beard, fringe, thrummed, comma, diabetic coma, thrum, beards, lacinia, cloud, fringes, tassels, deliquium, unconsciousness, stupor, fainting, tassel, blackout, swoon, blackouts.
Coma zıt anlamlı kelimeler, Coma kelime anlamı
Consciousness : Bilinç. İdrak. Zihin. Uyanık olma. Anlayış. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Bilinçlilik. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. His.
Coma ingilizce tanımı, definition of Coma
Coma kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The envelope of a comet. A nebulous covering, which surrounds the nucleus or body of a comet. A state of profound insensibility from which it is difficult or impossible to rouse a person. [Bakınız: Carus].

Bu kısımda Coma kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coma anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coma ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.