Combined türkçesi Combined nedir
Combined ile ilgili cümleler
English: They combined their money to buy a present.
Turkish: Onlar bir hediye almak için paralarını birleştirdi.
English: Ali and Mary combined their money to buy a present for John.
Turkish: Ali ve Mary John'a bir hediye almak için paralarını birleştirdiler.
English: They combined forces to fight the enemy.
Turkish: Düşmanla savaşmak için güçlerini birleştirdiler.
English: He combined two ideas into one.
Turkish: O, iki fikri teke dönüştürdü.
English: We should consider a combined effort.
Turkish: Kombine bir çaba düşünmeliyiz.
Combined ingilizcede ne demek, Combined nerede nasıl kullanılır?
Combined board : Karma komisyon.
Combined carbon : Kombine kömür. Bağlı karbon. Bağlı kömür. Kombine karbon.
Combined competitions : Çoklu yarışmalar. Birleşik yarışlar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar.
Combined dupe : Bileşik çoğaltım negatifi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çoğaltım negatifi elde etmekte kullanılan bileşik negatif.
Combined file : Birleşik kütük.
Combined immuno deficiency syndrom : Kombine bağışıklık yetersizliği sendromu. T ve b lenfositlerinin görevlerini yapamamalarıyla belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal bağışıklık hastalığı. insanlarda ve taylarda görülür.
Combined grasp : Karışık kavrama. Asılma aracını, biri tersten, öteki yüzden ellerle kavrama.
Combined prepation : Kombine müstahzarlar. Tedavi amacıyla birden fazla ilacın birlikte kullanılması.
Combined joint task force : Birleşik müşterek görev kuvveti.
Combined head : Okuma veya yazma kafası. Birleşik kafa.
İngilizce Combined Türkçe anlamı, Combined eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Combined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Commutual : Ortak. Karşılıklı.
Sundry : Çeşitli. Türlü türlü. Birkaç. Güneşte kurutmak. Türlü. Bir takım. Birtakım. Müteferrik. Bazı.
Adulterating : Yabancı madde katmak. Karıştırmak. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak. Hileli. Değerini düşürmek. Bozmak. Saflığını bozmak. İçine yabancı madde katmak.
Ingrafted : İçine alınmış (ingraft olarak da yazılır). İçine yerleştirilmiş (çubuk veya dal gibi). Aşılı. İçine sokulmuş. Nakledilmiş. Aşılanmış.
Compound winding : Bileşik sargı. Sargı. Karma sargı.
Hashing : Karım. Karıştırıp tekrar pişirmek. Et kıymak. Karıştırmak. Doğramak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Hesaba dayalı adresleme.
Sectional : Ayrılabilir. Seksiyonel. Bölgeye ait. Birkaç parçadan oluşmuş. Sökülüp takılacak biçimde yapılmış. Parçalı. Bölgesel. Bölümlü. Bölümsel. Zon kesit.
Conjoint : Yapışık. Bağlı. Bitişik.
Blended : Harmanlanmış. Karıştırılmış.
Conflating : Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek.
Combined synonyms : sorbed, rolled into one, confects, layered, blends, confect, conjointly, coupled, calicos, federated, jointed, circuitous, adulterates, combinate, multifarious, one, asstd, interconnected, conjuncts, calico, miscellaneous, assorted, varietal, conglomerate, befuddled, combinatory, homogenized, accrete, conjoined, confecting, commonest, karmas, compounded.
Combined zıt anlamlı kelimeler, Combined kelime anlamı
Uncombined : Unkombine. Birleştirilmemiş. Bağlanmamış. Birleşmemiş.
Combined ingilizce tanımı, definition of Combined
Combined kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Confederated. United closely. Chemically united.

Bu kısımda Combined kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Combined ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Combined anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Combined ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.