Come down to earth türkçesi Come down to earth nedir

  • Akılcı olmak.
  • Pratik olmak.
  • Hayal kurmaktan vazgeçmek.
  • Ayakları suya ermek.
  • Gerçekçi olmak.
  • Ayakları yere basmak.

Come down to earth ile ilgili cümleler

English: A person won't remain long in business if he does not come down to earth and think business.
Turkish: Bir insan gerçekçi olmazsa ve iş düşünmezse işte uzun kalmaz.

Come down to earth ingilizcede ne demek, Come down to earth nerede nasıl kullanılır?

Down : İndirmek. Aşağısında. Yıkmak. Düşürmek. Aşağısına doğru. Beri. Alaşağı etmek. Yere sermek. Bozuk.

To : İla. Ye. Arasında. İle. Kadar. Kala. -mek -mak (mastar). E. Oranla. E doğru.

Earth : Yeryuvarlağı. İn. Toprak. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Hayvan ini. Yeryuvarı. Toprakla örtmek. Topraklama hattı. (bitki kökünü) toprakla örtmek. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen.

Come down to : İndirgenmek. (rakım olarak daha alçakta) bir yere gelmek. Kalmak (bir kişiden veya bir zamandan). Şeklinde sonuçlanmak.

Down to earth : Hissiz. Uygulanabilir. Gerçekçi. Havalarda olmayan. Ayakları yere basan. Gerçekleştirilebilir. Kendi halinde. Aklı başında.

Come down a peg : Utandırılan. Zavallı duruma düşmek. Saygınlık veya konum kaybetmek.

Come down : (fiyat) düşmek. Üstelemek. Yıkılmak. Düşmek (fiyat). İnmek. Ucuzlamak. Zorlamak. Burnu sürtülmek. Gözden düşmek. Önemsizleşmek.

 

Bring down to earth : Ayaklarının yere basmasını sağlamak. Hayal aleminden uyandırmak. Gerçeklerle yüzleştirmek.

İngilizce Come down to earth Türkçe anlamı, Come down to earth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come down to earth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have both feet on the ground : Akıllı ve gerçekçi olmak. Aklı başında olmak.

Get real : (argo terim) ciddi ol!. Gerçeği kabullenmek. Realist ol!. Gerçekçi ol!.

Rationalizes : Ussallaştırmak. Akla uygun hale getirmek. Bahane bulmak. Rasyonel sayıya çevirmek. Akla uygun olarak düzenlemek. Makul kılmak. Örgütlemek. Modernleştirmek. [#rasyonelleştirme Rasyonelleştirmek]. Teşkilatlandırmak.

Come back to earth : Gerçekleri kabul etmek. Gerçeklerle yüzleşmek.

Carry conviction : İnandırıcı vasıfta olmak. İkna edici olmak. İnandırıcı olmak. İnandırıcı gelmek. Doğruluğuna inandırmak.

Rationalized : Örgütlemek. Teşkilatlandırmak. Rasyonelleştirmek. Akla uygun hale getirmek. Rasyonel sayıya çevirmek. Rasyonalize edilmiş.

Rationalizing : Teşkilatlandırmak. Rasyonelleştiren. Rasyonel sayıya çevirmek. Akla uygun hale getirmek. Örgütlemek. Rasyonelleştirme. Rasyonelleştirmek.

Rationalize : Akla uygun hale getirmek. Örgütlemek. Akla uygun olarak düzenlemek. Teşkilatlandırmak. Rasyonel sayıya çevirmek. Bahane bulmak. Ussallaştırmak. Modernleştirmek. Rasyonelleştirmek.