Come home türkçesi Come home nedir

Come home ile ilgili cümleler

English: Ali didn't come home last night.
Turkish: Ali dün gece eve gelmedi.

English: Ali didn't come home again last night.
Turkish: Ali dün gece tekrar eve gelmedi.

English: Ali didn't come home for dinner.
Turkish: Ali akşam yemeği için eve gelmedi.

English: "Will he come home soon?" "I'm afraid not."
Turkish: "Yakında eve gelecek mi?" "Korkarım hayır."

English: Ali didn't come home last night. I hope he's OK.
Turkish: Ali dün gece eve gelmedi. Umarım iyidir.

Come home ingilizcede ne demek, Come home nerede nasıl kullanılır?

Home : Yerleştirmek. Yuvasına dönmek. Aile ocağı. Hedeflemek. Sinyallere göre yönelmek. Özerklik. Melce. Yurda dönmek (kuş). Bakımevi. Ev.

Come home safe : Sağ salim evine dön. Güvenli bir şekilde eve dön.

Come home to : Farkına varılmak. Kafasına dank etmek.

Come home with the milk : Eve sabaha karşı gelmek.

Till the cows come home : Çıkmaz ayın son çarşambasında. Balık kavağa çıktığında. Çok uzun bir süre. Balık kavağa çıkınca. Asla. Çıkmaz ayın son çarşambasına. Çıkmaz ayın son çarşambasına kadar. Sonsuza kadar. Hiçbir zaman. İnekler eve gelene kadar.

When the cows come home : Balık kavağa çıkınca. Asla. Sığırlar eve gelince. Hiçbir zaman. Çıkmaz ayın son çarşambası. Çıkmaz ayın son çarşambasında.

 

İngilizce Come home Türkçe anlamı, Come home eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come home ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorb : Kendine katmak. Sönümlemek. Özümsemek. Soğurmak. Devralmak. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Anlamak. Karşılamak (masrafı). Soğurma eylemi.

Return home : Memleketine dönmek.

Go without saying : Aşikar olmak. Belli olmak. Söylemeye lüzum olmamak.

Bear : Borsa fiyatlarını düşürmek. Yönelmek. Kin gütmek. Götürmek. Uymak. Spekülatör. Çekmek. Ayı. Kaldırmak. Vermek.

Cant : İki yüzlülük etmek. Yapmacık konuşmak. Dilenmek. Eğilmek. Yapmacık konuşma. Yan yatırmak. Meyil vermek. Eğmek. İkiyüzlülük.

Cants : İki yüzlülük etmek. Eğmek. Yapmacıklı konuşmak. Dilenmek. Meyletmek. Meyil vermek. Yapmacık konuşmak. İkiyüzlülük etmek. Bükülmek.

Appreciate : Kıymetini bilmek. Minnettar olmak. Değeri artmak. Fiyatını yükseltmek. Değerlenmek. Takdirle karşılamak. Değerini artırmak. Değerlendirmek. Anlamak.

Apperceiving : İdrak etmek.

Apprehends : İdrak etmek. Yakalamak. Endişe etmek. Korkmak. Korkuyla beklemek. Tutuklamak. Tevkif etmek. Anlamak.

Bite : (böcek) sokmak. Lokma. Sızlamak. Yakmak (soğuk). Rahatsız etmek. Yemek. Acımak. Zokayı yutmak. Acıtmak.

Come home synonyms : break a promise, become clear, chop about, apprehend, come into focus, back down, canting, apprehended, bites, jell, appreciates, came home, make sense, circled, apperceive, call back, catch, apperceived, arrive, circle, absorbs, apprehending, budge from, appreciated, clarify, chop round, change into, bears.