Comissionaire türkçesi Comissionaire nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Tiyatro kapıcısı.
  • Tiyatronun kapısında duran ya da kapıda biletleri toplayan görevli.

Comissionaire ingilizcede ne demek, Comissionaire nerede nasıl kullanılır?

Codex alimentarius comission : Uluslararası alandaki tüm gıda ölçünlü çalışmalarında eşgüdümü sağlamak, gıda ölçünlü taslaklarının hazırlanmasında öncelikleri belirlemek, belirlenen ölçünleri bölgesel düzeyde veya dünya genelinde yaygınlaştırmak ve bir gıda kodunda toplamak amacıyla 1963 yılında birleşmiş milletler gıda ve tarım örgütü ve dünya sağlık örgütü tarafından kurulan komisyon. Gıda kodu komisyonu.

İngilizce Comissionaire Türkçe anlamı, Comissionaire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comissionaire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Door keeper : Tiyatro yapısının kapıcısı. Sahnenin giriş kapısı önünde bekleyen ve görevliler dışında kimseyi sahneye sokmayan bekçi. Sahne kapıcısı.

Commissionaire : (sinema veya otel vb) kapıcı. Temsilci. Vekil. Kapıcı. Dış satmalma acentesi. Sinema veya otel kapıcısı.

Alley theme : Çıkmaz konu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu.

 

Abstractionism : Soyutçuluk. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Abstraksiyonizm. Soyutlama. Sanatta soyut ifade etme teorisi.

Doorkeeper : Kapı görevlisi. Sahnenin kapısında bekleyen ilgililerden başka kimseyi içeri sokmayan kişi. Kapıcı. Sahne kapıcısı.

Gatekeeper : Kapı görevlisi. Bekçi. Ağ geçidi denetleyicisi. Eşik bekçisi. Geçit denetçisi. Kapıcı.

Actor manager : Aktör yönetmen. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Oyuncu yönetici. Oyuncu-yönetmen. Toplulukbaşı.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Abstract theatre : Soyut tiyatro. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir.

 

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Comissionaire synonyms : hall porter, door guard, adaptability, acting manager, active hero, porter, amateur theater, doorman, acrobacy, allegory, alto, act drop, after piece, ostiary, analyze.