Commemorative türkçesi Commemorative nedir

Commemorative ingilizcede ne demek, Commemorative nerede nasıl kullanılır?

Commemorative plaque : Anı plaketi.

Commemorative stamp : Anma pulu. Hatıra pulu.

Commemorating : Kutlamak. Anma. Anmak. Hatırasına yapmak.

Commemoration : Merasim. Hatırasını yad etme. Kutlama. Anış. Anma töreni. Anmak. Anma.

Commemorations : Anma töreni. Anma. Kutlama. Merasim. Hatırasını yad etme. Anış.

Commemorated : Kutlamak. Hatırasına yapmak. Anılmış. Anmak.

Commemorators : Anan kimse. Anma töreni yapan kimse. -nin anısına saygı duyan kimse. Kutlayan kimse.

Commemorable : Saygıdeğer. Anılmaya layık. Anılmayı hakeden. Anılası.

Commemorates : Anısını kutlamak. Anısı olmak. Anma töreni. Kutlamak. Abideleştirmek. Zikretmek. Anısına olmak. Anmak (yıldönümü vb). Hatırasına yapmak. Anmak.

Commemorate : Anısına olmak. Anısı olmak. Zikretmek. Anmak (yıldönümü vb). Anma töreni. Abideleştirmek. Anısını kutlamak. Hatırasına yapmak. Kutlamak. Anmak.

İngilizce Commemorative Türkçe anlamı, Commemorative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commemorative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Recollections : Hafıza. Hatırat. Bellek. Hatırlama. Anı.

 

Memory : Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bellek. Akıl. İnsanın toplumsal bir varlık olmasını sağlayan, çevresi ile etkileşmesinin sonuçlarını anlığında saklıyabilmesi ve daha sonraki etkinlikleri sırasında bu sonuçları anımsayabilmesi yeteneği. Hafıza. Hatır. Bilgi-işlerde bilginin korunduğu ve gerektiğinde erişilebildiği sığaç. Veri ve işlem dizilerinin elektriksel imler biçiminde saklandığı bilgisayar bölümü. bellek daha çok bilgisayar ana belleğini belirtmek için kullanılır. yardımcı bellek, dış bellek ya da veri saklama ortamı deyimleriyse, bilgisayar çevresinde, büyük oylumlu veri kümelerinin daha ucuz, buna karşılık daha yavaş erişim öngörülerek saklandığı bellek türleri için kullanılır. Anlak.

Souvenir : Andaç. Hatıra (eşya). Hediyelik eşya. Anmalık. Bir gezi veya ziyaretin hatırası olarak alınan şeyler. Hatıra eşya. Estelik. Turistik eşya.

Keepsake : Andaç. Anmalık. Estelik.

Object : Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: abdullah efendi gecenin sükuneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 52). çiy, garip bir aydınlık onları içinden aydınlatıyor, çok müşahhas ve zalim bir macera sahibi yapıyordu (a. h. tanpınar, göst. e., s. 53). kadının yüzündeki solgunluğu merak etmese idi bunları ona soracaktı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 65). beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu (r. n. güntekin, acımak, s. 49). sermed kendini yeniden dünyaya gelmiş sandı (s. erol, ülker fırtınası, s. 70). eve geldikleri vakit, teyzesi müfid'e bir mektup uzattı (p. safa, şimşek, s. 178). bir cürüm yaptığıma kani değilim. hakarete uğradım ve cevabını verdim siz de benim yerimde olsaydınız aynı şeyi yapardınız (p. safa, biz insanlar, s. 153). minareyi çalan kılıfını hazırlar. dünyayı unutmadık ne demek işte ben o gün orada anladım (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 201). oğlum bana hediye göndermiş; sen bu konuda ne düşünüyorsun? dün akşamki toplantıda gençler ilgi çekici sorular sordular vb. || bir cümlenin nesnesini daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için nesneye, yine nesne durumunda olan açıklayıcı kelimeler eklenebilir: o kızı, o zengin kızı istiyorsun demek (h. z. uşaklıgil, ferdi ve şürekası, s. 107); ben dedim, gölü görmeye gidiyorum, karakurt gölünü (s. faik, bütün eserleriı: semaver, sarnıç: hanımın karısı, s. 180). iki ayaklıların dünyasını arıyor, kendi yaratacağı dünyayı (k. tahir, yol ayrımı, s. 461) vb. nesne türleri için bk. açıklayıcı nesne, belirli nesne, belirsiz nesne. Hedef. Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. Obje. Konu. Şey. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Amaç. Gaye. Cins adam.

 

Mementos : Andaç. Anmalık.

Evocative : Hatırlatan. Çağrışımcı. Hatırlatıcı. Çağrıştıran. Çağıran. Andıran.

Remembrance : Hatıra eşya. Yadetme. Anmalık. Anış. Andaç. Anı. Hatırlama. Estelik.

Heirlooms : Terekede bulunan kişisel eşya. Ata yadigarı olan şey. Aileden kalma değerli şey.

Keepsakes : Andaç. Anmalık.

Commemorative synonyms : physical object, relic, tokened, token, memento, reminiscence, survival, reminder, survivals, reminiscent, recollection, mementoes, heirloom, mnemonic, commemorating.

Commemorative ingilizce tanımı, definition of Commemorative

Commemorative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending or intended to commemorate.