Evocative türkçesi Evocative nedir

  • Hatırlatan.
  • Çağrışımcı.
  • Çağıran.
  • Çağrıştıran.
  • Anımsatıcı.
  • Andıran.
  • Hatırlatıcı.

Evocative ingilizcede ne demek, Evocative nerede nasıl kullanılır?

Be evocative of : Anımsatmak. Hatırlatmak.

Evocatively : Hissettirerek. İma edercesine. Uyandırarak. Çağrıştıran bir şekilde. Aklına getirerek. Belirten veya gösteren bir tarzda. Hatırlatan bir şekilde.

Evocativeness : Hatırlatıcı olma. Çağırma veya hatırlatma eğiliminde olma özelliği. Anımsatıcı olma. Hatırlatma veya meydana çıkartma eğiliminde olma vasfı. Hatırlatan veya andıran olma vasfı.

Evocation : Çağrışım yapma. Evokasyon. Ruh çağırma. Hatırlatma. Zihinde uyandırma. Akla getirme. Aklına getirme.

Evocations : Ruh çağırma. Hatırlatma. Aklına getirme. Evokasyon. Akla getirme. Çağrışım yapma.

Evocatory : Çağrışımsal. His uyandırıcı. Merak uyandırıcı. Hatırlatıcı. Akla getirici.

Revocation of non used patents : Kullanılmayan belgeyi bozma. Çeşitli nedenlerle kullanılmayan bulguların kullanılmasını sağlamak amacıyla, verilen belgelerin yok sayılması.

Revocation of patent : Bulgu belgesini yasalarda gösterilen nedenlerle yok sayma ve kütükten silme. Bulgu belgesini bozma.

Prevocational : Meslek okulu öncesi. Meslek öncesi.

Evocator : Konuşturan kimse. Hatırlatan kimse. Çekip çıkaran kimse. Evokatör. Neden olan kimse. Ruh çağıran kimse.

 

İngilizce Evocative Türkçe anlamı, Evocative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evocative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commemorative : Hatıra. Anmaya yarayan. Yadigar. Anısına yapılan.

Aware : Tetikte. Vakıf. Haberdar. Farkında olan. Farkında. Muttali. Bilinçli. Uyanık. Agah.

Mnemonic : Bellekle ilgili. Belleğe özgü. bellemeye ya da belleğin güçlenmesine yardım eden herhangi bir şey. Hafıza geliştiren. Belletici. Hatırlatıcı ipucu. Hafızaya yardımcı. İpucu. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Belleksel. Hafızaya ait.

Tickler : Süre yazılığı. Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar. Vade defteri. Karbüratör düğmesi. Güç durum. Muhtıra defteri. Borç defteri. Senet vadelerini gösteren defter veya dosya biçiminde düzenlenen dosya.

Resonant : Yankılanan. Rezonant. Yankı yapan. Salınım yapan. Tınlayıcı. Sesi yansıtan. Tınlayan. Çınlayan.

Mindful : Dikkatli. Önem veren. Unutmayan. Bilinç sahibi. Dikkat eden. Düşünceli. -e dikkat eden. Duyarlı.

Analogical : Örneksemeli. Benzeşen. Kıyas yolu ile. Kıyaslanabilen. Benzer. Kıyas yoluyla. Analojik.

Evocatory : Çağrışımsal. Akla getirici. Merak uyandırıcı. His uyandırıcı.

Analogous : Analojik. Kıyas edilebilir. Benzer. Karşılaştırılabilir. Yakın. Paralel. Köken bakımından değişik olmakla beraber aynı görevi yapan yapılardan her biri. örnek: midye ve balık solungaçları gibi. Analog. Muvazi.

Memorial : Önemli bir olayı gelecek kuşaklara yansıtmak için yapılan simge niteliğinde büyük yapı. Muhtıra. Anmalık. Anma töreni. Önerge. Anısına yapılmış. Anıt. Abide.

 

Evocative synonyms : imitative, suggestive, reminding, remindful, approximating, ticklers, caller, analogic, redolent, memorials, reminder, connotative, reminiscent.

Evocative zıt anlamlı kelimeler, Evocative kelime anlamı

Unmindful : Unutkan. Düşüncesiz. Dikkatsiz. Aldırışsız. Kayıtsız.

Evocative ingilizce tanımı, definition of Evocative

Evocative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Developing. Serving to evoke. Calling forth.