Anıt nedir, Anıt ne demek

Anıt; bir mimarlık terimidir.

  • Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide
  • Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

"Anıt" ile ilgili cümleler

  • "Duydum ve okudum ki Sinan'a bir anıt yapılacakmış." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: anga]

İki tarla arasındaki sınır, set şeklindeki ayrıntı.

Aptal, alık, budala.

Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt.

Ekin yiyen, yaban ördeği büyüklüğünde bir çeşit kuş.

[Bakınız: angıdı]

Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt.

Angut kuşu.

İlgisiz, uzak durma hali: Anıt gibi ne duruyorsun, yardım etsene.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Heykel, Mimarlık) Bir kişi ya da bir olayın anısı için dikilen yapı ya da heykel.

Tarih'teki anlamı:

Önemli bir olayı gelecek kuşaklara yansıtmak için yapılmış olan simge niteliğinde büyük yapı.

Diğer sözlük anlamları:

Bir çeşit su kuşu.

Anıt isminin anlamı, Anıt ne demek:

Erkek ismi olarak; Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı.

Bilimsel terim anlamı:

Önemli tarihsel olayların geçtiği ya da kazıbilim, çağbilim ve sanat yönünden bir önemi ve özelliği bulunan, bunlarla ilgili kişilerin ve olayların anısını yaşatmak amacıyla, kentlerin herkesin gezip görebileceği yerlerine yerleştirilen, korunması ve çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gerekli her türlü taşınmaz yapıtasarcılık yapıtlarıyla, benzer nitelikleri olan yontular.

 

İngilizce'de Anıt ne demek? Anıt ingilizcesi nedir?:

memorial, monument

Anıt hakkında bilgiler

Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir. Tarih öncesi çağlara ait taş ya da toprak yapılar için de bu sözcüğün kullanıldığı olur. Genel olarak tarih öncesi taş anıtlar, mezar ya da tapınaklardır. Bu tür mezarlardan geriye, içlerine ölülerin koyulduğu taştan oda ya da bölmeler kalmıştır. Bu tür taş anıtlar megalit olarak adlandırılır. Megalit, Yunanca "büyük" anlamına gelen megalo ve "taş" anlamına gelen lithos sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşmuştur. Ölülerin gömüldüğü yer alçak ve uzun bir oda ya da galeri biçiminde olduğu için, bazı megalitlere galeri mezar denir. Galeri mezarlar yatay ve dikey biçimde yerleştirilen taş bloklardan oluşur.

Ölülerin gömüldüğü salonun dışarıya bir geçitle bağlandığı mezarlar ise, geçit mezar olarak adlandırılır. Hem geçit mezarlara, hem de galeri mezarlara birden çok kişi gömülürdü. Menhir’ler de bir tür megalit anıtlardır. Menhir sözcüğü, Breton dilinde "taş" anlamına gelen men ve "uzun" anlamına gelen hir'den türetilmiştir. Menhirler, dik olarak yerleştirilmiş büyük taş anıtlardır. Fransa'nın kuzey ve İngiltere'nin güney kesiminde menhirlere çok yaygın olarak rastlanır. Buralardaki menhirler daire, yarım daire ya da elips biçiminde dizilmiş taşlardan oluşur. İngiltere'deki Stonehenge en ünlü menhir örneğidir. Cilalı Taş Devri (Neolitik Çağ) ve Tunç Çağı başlarında (yaklaşık İÖ 2800) pek çok tapınak yapılmıştır. Ne var ki bu taş tapınaklarda hangi tanrılara tapıldığı ve dinsel törenlerin nasıl yapıldığı bilinmemektedir.

 

Hıristiyan dünyasında kilise anıtlarının tarihi 12. yüzyıla kadar gider. Eskiden zengin kişiler taş lahitlerde kilisenin içinde gömülürlerdi. Sonraki dönemde kişilerin adları pirinç levhalara yazılmış ve bu levhalar kilisenin taş duvarına yerleştirilmiştir.

Türk anıtlarının tarihi, İslam öncesi döneme kadar gider ve ilk anıt örneklerine Orta Asya’da rastlanır. Bunlardan günümüze ulaşmış olan en ünlü anıt Orhun Anıtları'dır. Eski Türklerde alp denen savaşçıların ve yiğitlerin mezarının kenarına dikilen ve balbal denen taşlar da birer anıt örneğidir.

Anıt ile ilgili Cümleler

  • Çevirmenin görevi yabancı bir ülkeden bir yazarı tanıtmak değil, ancak kendi dilinde onun için bir anıt inşa etmektir.
  • Cumhuriyetin ilk yıllarında pek çok anıt ve kamu binası Avrupalılara yaptırıldı.
  • Ofis onun için bir anıt düzenledi.
  • Özgürlük Anıtı'nı görmek istiyorum.
  • Özgürlük Anıtı New York'ta bulunmaktadır.
  • Özgürlük anıtı Amerika'nın sembolüdür.
  • Özgürlük Anıtını hiç ziyaret ettiniz mi?
  • Anıt Metalürji Kültür Sarayı ana giriş meydanında dikildi.
  • Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.
  • Bu anıt büyük bir devlet adamı anısınadır.

Anıt anlamı, tanımı:

Büyük : Önemli. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest. Üstün niteliği olan.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Tarih : Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı. Tarih dersi.

Anıtkabir : Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.

Anıt mezar : Tarihî değeri olan kişilerin mezarı olarak yapılmış olan anıt değerindeki yapı, mozole.

Anıtlaşma : Anıtlaşmak durumu, abideleşme.

Anıtlaşmak : Anıt durumuna gelmek, anıt değeri kazanmak. Saygı ve sevgi ile anılır duruma gelmek, abideleşmek.

Anıtlaştırılma : Anıtlaştırılmak durumu.

Anıtlaştırılmak : Anıt durumuna getirilmek.

Anıtlaştırma : Anıtlaştırmak durumu, abideleştirme.

Anıtlaştırmak : Anıt durumuna getirmek, abideleştirmek.

Anıtlı : Anıtı olan.

Anıtsal : Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.

Anıtsı : Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, anıtımsı, abidemsi.

Anıtsız : Anıtı olmayan.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Gelecek : Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel. Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati.

Kuşak : Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Büyüklük : Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış. Ululuk. Büyük olma durumu. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü.

Sembol : Simge.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Anıt benit : Şaşma için.

Anıt-mezar : (Mimarlık) Görkemli, anıtsal mezar.

Anıtçınar : Tunceli kenti, Darıkent nahiyesine bağlı bir bölge.

Anıtık : Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt.

Anıtkaya : Afyon kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Anıtlamak : Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. bk. anıklamak (I)- Bir işe girişmek, yapmaya hazırlanmak: Tarlayı, bağ yapmağa anıtladım. Birden korkarak uyanmak.

Anıtların korunması : Anıtların ve çevresinin bakım, onarım ve değerlendirilmesine ilişkin kuralları ve yöneltileri uygulamaya geçirme eylemi.

Anıtlaşabilme : Anıtlaşabilmek işi.

Anıtlaşabilmek : Anıtlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Anıtmak : Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. bk. anıklamak (I)- Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.

Diğer dillerde Anıt anlamı nedir?

İngilizce'de Anıt ne demek? : n. monument, monument built in honor of a deceased person or past event, memorial

Fransızca'da Anıt : monument [le]

Almanca'da Anıt : n. Denkmal, Mahnmal, Mal, Monument

Rusça'da Anıt : n. мемориал (M), памятник (M), монумент (M)

adj. мемориальный