Communists türkçesi Communists nedir

Communists ile ilgili cümleler

English: Communists took power in China in 1949.
Turkish: Koministler 1949 yılında Çin'de iktidara geldi.

English: Ted wanted to vote for the communists.
Turkish: Ted komünistler için oy vermek istedi.

English: The communists called each other "comrades".
Turkish: Koministler birbirine "yoldaşlar" derlerdi.

English: The Communists launched a major military campaign.
Turkish: Koministler büyük bir askeri kampanya başlattı.

English: We've all become communists.
Turkish: Hepimiz kominist olduk.

Communists ingilizcede ne demek, Communists nerede nasıl kullanılır?

Anticommunists : Komünizme karşı olan kimse. Komünizm karşıtı.

Noncommunists : Komunizm karşıtı. Komunist olmayan. Komünist olmayan kimse.

Communist block : Komünist blok.

Communist league : Komünist birlik. Uluslararası proleteryanın 1847 yılında oluşturduğu ilk komünist (marksist) örgüt. çeşitli ülkelerde işçilerin kendi cumhuriyetlerini kurmak için oluşturdukları komünist (marksist) örgütlenme.

Communist manifesto : Komünist manifesto. İlk olarak karl marx ve friedrich engels tarafından belirtilen ve çağdaş komünizm'in temeli olan ilkeleri içeren 1848 yılında basılmış olan el kitapçığı. Kapitalist düzeni ve kentsoylu sınıfın egemenliğini proleterya devrimiyle yıkmaya ve sınıfsız bir toplum yaratmaya ilişkin karl marx ve friedrich engels tarafından yazılan ve ilk kez 1848 yılında yayımlanıp komünist birlik tarafından karar altına alınan bildirim belgesi. Komünist manifestosu.

 

Nervus digitalis plantaris communis iii : Nervus digitalis plantaris kommunis ııı. M. flexor digitorum profundus ile m. interosseus medius arasında seyreden sinir.

Communist party : Komünizm idealine inanan sosyalist bir siyasi parti. Komünist parti.

Anticommunist : Komünizm karşıtı. Komünizme karşı olan kimse.

Communistic : Komünizm. Komünist. Komünistik.

Communistically : Komünist biçimde. Komünist tarzında. Komünizme göre. Komünizm aracılığı ile.

İngilizce Communists Türkçe anlamı, Communists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Communists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collectivism : Ortaklaşacılık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kollektivizm. Toplumsallık duygusu. Ortaklaşmacılık. Ekonomik konularda bakanlar kuruluna geniş ölçüde yetki veren siyasal ve ekonomik dizge. tüm üretim araçlarını topluma vermek isteyen ekonomik kurum. Üretim araçlarına toplumun sahip olması gerektiğini ileri süren ve bu amaçla üretim araçları özel mülkiyetinin ve devletin tasfiye edilmesini savunan ve ilk kez kendisini kolektivist anarşist olarak tanımlayan mikhail bakunin tarafından ortaya atılan kuram. Merkezilik. Ortaklık. Üretim araçlarını toplum mülkiyetine vermek isteyen iktisadi ve siyasi görüş.

Bolshevism : Bolşevizm. Bolşeviklik.

 

Communist : Solcu. Kızıl.

Sovietism : Marksizm-leninizm. Marx ve lenin'nin teorilerine dayanan komünist yönetim biçimi. Bolşeviklik. Bolşevizm. Sovyetizm.

Red : Kırmızı (renk). Kızılderili. Kırmızı. Al. Değersiz. Kızıl. Solcu. Rus. Kızgın. Kızıl saçlı.

Redder : Kızgın. Kızıl saçlı. Al. Rus. Kırmızı (renk). Kızıl tüylü. Kızıl. Kızılderili. Kızarmış.

Commies : Lokantalarda garson yamağı. Komi. Otelde ayak işlerine bakan kimse.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Communists synonyms : commie, commy, the reds, socialism, reddest, communistic.

Communists zıt anlamlı kelimeler, Communists kelime anlamı

Capitalism : Üretim araçlarının sahipliğinin ve denetiminin karını ençoklamak amacındaki özel kesimin elinde olduğu, özel mülkiyet, girişim özgürlüğü, seçim özgürlüğü, iktisadi rasyonellik, sınırlı devlet ve serbest rekabete dayalı iktisadi ve sosyal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğe dayalı toplum. krş. köleci sistem, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Ana malcılık. Kapitalist ekonomi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üretim araçlarının anamalcı sınıf üyelerinin iyeliği altında olduğu toplumsal düzen. Sermayecilik. Kapitalizm. Anamalcılık. Kapitalist sistem.

Disagreement : Münazaa. Uzlaşmazlık. Ayrılık. Mübayenet. İhtilaf. Uygun bulmama. Uyuşmazlık. Münakaşa. Bozuşma. Tartışma.