Community development türkçesi Community development nedir

  • Toplum kalkınması.
  • Kendi kendine yeterli, çevresini kontrol edebilen bireylerden oluşmuş bir toplum oluşturmak amacıyla köy, küçük kasaba gibi toplulukların sosyal, iktisadi ve kültürel koşullarını geliştirme süreci. bir ülkenin gelişme olanaklarından yoksun bölgelerinde yaşayan marjinal kalmış topluluklara genel bir kalkınma girişimiyle yardım olanakları sunularak gelişiminin sağlanması.
  • Topluluk kalkınması.
  • Yerel toplulukların, ekonomik, toplumsal ve ekinsel sorunlarını çözmek amacıyla giriştikleri çabaların devletçe her türlü olanaklarla desteklenmesine ve bu yönden ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına katılmalarına dayalı eğitsel ve örgütsel süreçlerin tümü. bk. destekli imece.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Toplumsal kalkınma.

Community development ingilizcede ne demek, Community development nerede nasıl kullanılır?

Community : Halk. Ümmet. Benzerlik. Cemaat. Müşterek tasarruf. Yeryüzünün belli bir bölgesinde yaşayan ve düşünce, duygu, ilgi ve uğraşı bakımından ortak özellikler taşıyan, kimi durumlarda aralarında akrabalık bağları da bulunan insan topluluğu. Çevre. Belli çevresel koşullara sahip bir ortamda yaşayan bitkisel ve hayvansal popülasyonların bir araya gelmesiyle oluşan topluluk. Ortaklık. Ortaklaşalık.

 

Development : Hazırlık. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Bir yerin yapıdüzenini sağlama, orayı geliştirip güzelleştirme, yaşama koşullarını uygunlaştırma, iyileştirme ve bayındır duruma getirme. Son durum. İlerleme. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Genişleme. Zuhur. Aşınma payına bağlı bir varlığın, daha uzun bir süre varoluşu, yüksek bir üretim ya da verim gücüne ulaştırılması amacıyla geliştirilmesi. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü.

Community antenna : Kolektif anten.

Community antenna television : Ortak sırgavıllı sınalgı. Müşterek antenli televizyon. Ortak antenli televizyon. Kolektif antenli televizyon.

Community biomass : Bir komünitede yaşayan organizmaların her birim alan için toplam ağırlığı. Toplum kitlesi.

Community center : Şehir kulübü. Toplum merkezi. Bir bölgenin insanlarının belirli aktivitelerde yer alabildikleri yer (ayrıca community centre olarak da yazılır). Halkevi. Bir bölgede oturan insanların tartışmak veya eğlenmek için bir araya geldikleri yer. Sosyal merkez. Bir komşuluk biriminde, köy ya da küçük kasabada yaşayanların toplumsal, ekinsel ve eğlenme etkinliklerini yürüttükleri, toplantılarını yaptıkları yer. bk. komşuluk birimi.

 

İngilizce Community development Türkçe anlamı, Community development eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Community development ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Community development synonyms : a shift in supply, a change in supply, a group shares, cummunity development, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, ability to pay principle.