Compactor türkçesi Compactor nedir
- Gelberi.
- Kompaktör.
- Çöp sıkıştıran makine.
- Sıkıştırıcı makine.
- Sıkıştırma tablası.
- Sıkıştırıcı.
Compactor ingilizcede ne demek, Compactor nerede nasıl kullanılır?
Compactors : Çöp sıkıştıran makine. Sıkıştırma tablası. Sıkıştırıcı. Gelberi. Kompaktör. Sıkıştırıcı makine.
Compact bone : Uzun kemiklerin esas kısmını oluşturan, halkasal sistemlerden meydana gelen, dıştan periosteum, içten endosteum ile çevrelenmiş kemik yapısı. kompakt kemik. Sert kemik.
Compact camera : Kompakt fotoğraf makinesi.
Compact car : Küçük ve ekonomik aile arabası. Küçük araba.
Compact computer : Tek parçalı bilgisayar. Tek parça bilgisayar. Yoğun bilgisayar. Kompak bilgisayar. Biparça bilgisayar. Tekparça bilgisayar.
Compact disk : Cd. Kompakt disk. Yoğunteker. Bilgisayarla işlenmiş bilgiyi hafızaya almak için kullanılan küçük disk (örneğin, bilgisayar programları, müzik, vs.).
Compact disc mute : Optik disk sessiz.
Compact design : Derlitoplu tasarım.
Compact disc player : Diskçalar.
Compact disk recordable : Kaydedilebilir kompakt disk. Üzerine yazılabilen kompakt disk. Cd-r.
İngilizce Compactor Türkçe anlamı, Compactor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compactor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clayey : Killi. Balçıklı.
Poker : Ocak veya soba demiri veya maşası. Şiş. Demir çubuk. Ateş süngüsü. Köseği. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Poker. Ölçer. Ocak demiri. Ocak süngüsü.
Tampers : Karışmak. Tokmak. Rüşvetle kandırmak. Kurcalamak. Gizlice uğraşmak. Karıştırmak. Oynamak. Sıkmaç. Dokunmak.
Compress : Basmak. Sıkıştırmak. Bir kaç sözcükle anlatmak. Basınç yapmak. Özetlemek. Birkaç sözcükle anlatmak. Kompres. Kısaltmak. Bastırmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez.
Rabbles : Derinti. Gelberi ile karıştırmak. Parya. İnsan sürüsü. İnsan kalabalığı. Ayaktakımı. Gürültücü kalabalık. Düzensiz kalabalık. Ayaktakımıdan kalabalık. Maden eriyiğini karıştırmaya yarayan çubuk.
Wedge : Kama ile sıkıştırmak. Takılmak. Takozlamak. Kamalamak. Takoz. Golf sopası (amerikan ingilizcesi). Sıkışmak. Kama ile yarmak. Sıkıştırmak.
Cloggy : Yığılı. Bağlı. Tıkanma eğilimi olan. Geciktirilmiş. Takılı. Yapışkan.
Tamp : Bastırıp sıkıştırmak. Tokmaklamak. Bastırıp sıkıştırma görevi gören nesne. Çamurla tıkamak. Tampon.
Pack : Semer. Deste (iskambil). -i denk etmek. Ambalaj. Sürü. Sargı. Paket. Kütle. Valiz toplamak. Paketlemek.
Tighteners : Sıkıcı. Gerdiren kimse veya şey. Gerdirici. Sıkan kimse veya şey.
Compactor synonyms : close packed, pack together, gear shift, squeeze, hoe, compactors, tightener, compressive, tamp down, tamper, hoed, pokers, consolidated, wedged, impacted, press, astringent, compressor, heavy, packed, slice bar, tight, concentrated, serried, force, rabble.
Compactor zıt anlamlı kelimeler, Compactor kelime anlamı
Loose : Salıvermek. Atmak. Ateşlemek. Oynak. Gevşek. Bol. Serbest bırakmak. Çözmek. Ateş etmek. Kaçmak.
Distributed : Dağınık. Ayrılmış. Dağıtılmış. Dağıtılan. Yayık. Kısımlanmış. Bölünmüş. Yayılmış. Dağılmış. Dağıtımlı.
Decompress : Sıkıştırmayı çözme. Sıkıştırılmışı açma. Açmak. Basınçtan kurtulmak. Tazyiki boşaltmak. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Basıncı kaldırmak. Sıkışmışı açma. Serbest kalmak.

Bu kısımda Compactor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compactor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compactor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compactor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.