Süngü nedir, Süngü ne demek
Süngü; askerlik, madencilik, Tesisat, Gösteri alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah

- Mezar başına nişan olarak dikilen sırık.
- Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk.
- Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık.
Ense.
Teknik terim anlamı:
Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk.
Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.
[Bakınız: sürgü].
Süngü ile ilgili Atasözü veya Deyim
surata bak süngüye davran : çok asık suratlı kimseler için kullanılan bir söz.
Süngü anlamı, kısaca tanımı
Süngü dip : Duyun kertiklerine girecek çıkıntıları olan dip. Duy'un kertiklerine girecek çıkıntıları olan dip
Süngü düşük : Üstü başı düzensiz, dağınık : Ali süngü düşüğün birisi.
Süngübayır : Gümüşhane şehrinde, Kale nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Süngübayırı : Erzurum şehrinde, Olur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Süngüç : Gergin durumdaki başparmakla işaret parmağı arasındaki açıklık, uzaklık. El gergin durumdayken başparmakla gösterme parmağı arasındaki uzaklık.
Süngüderesi : Kars kenti, Akyaka belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Süngühıyar : Acur da denilen bir çeşit hıyar.
Süngül : Sarı kertenkele.
Süngüler : Diyarbakır şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Süngüllü : Manisa şehrinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir bölge.
Süngüllük : Ihlamur ağacı.
Süngülüç : Gergin durumdaki başparmakla işaret parmağı arasındaki açıklık, uzaklık. Uzun boylu, zayıf. Beceriksiz.
Süngüre : Gergin durumdaki başparmakla işaret parmağı arasındaki açıklık, uzaklık.
Süngüsü ağır olmak : Çocuk kalın kemikli olmak.
Süngüsü düşük olmak : Omuzları düşük, süklüm püklüm olmak.
Süngüsüz : Süngüsü olmayan.
Süngüt : Suyun buharlaşmasından sonra geriye kalan kireç, tortu. Ev yapımında kullanılan ak, sert taş. Sakarya kenti, Ortaköy nahiyesine bağlı bir yer.
Süngütaşı : Kars ili, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yer.
Süngütay : Süngü takmış, savaşmaya hazır kimse.
Süngütepe : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Süngüyar : Acur da denilen bir çeşit hıyar.
Süngüye : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].
Süngüyle yürüme : Türk cambazının becerilerinden biri : Ayaklara süngü bağlayıp süngü ucunda tel üstünde yürüme.
Süngüleme : Süngülemek işi.
Süngülemek : Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
Süngülenme : Süngülenmek işi.
Süngülenmek : Süngüleme işi yapılmak.
Süngüleşme : Süngüleşmek işi.
Süngüleşmek : Birbirine süngü ile saldırmak.
Süngülü : Süngü takmış olan.
Süngüsü düşük : Sağlığı, esenliği bozuk. Ataklığı, etkinliği, neşesi kalmamış.
Diğer dillerde Süngü anlamı nedir?
İngilizce'de Süngü ne demek ? : poker

Bu kısımda Süngü nedir? Süngü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Süngü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Süngü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.