Süngülüç nedir, Süngülüç ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Gergin durumdaki başparmakla işaret parmağı arasındaki açıklık, uzaklık.
Uzun boylu, zayıf.
Beceriksiz.
Süngülüç anlamı, tanımı
Süngü : Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi. [Bakınız: sürgü]
Süngül : Sarı kertenkele.
Süngülü : Süngü takmış olan.
İşaret parmağı : Elde, başparmaktan sonraki parmak, gösterme parmağı, şehadet parmağı, salavat parmağı.
Uzun boylu : Boyu uzun olan. Derinlemesine, ayrıntılarıyla. Uzun süre.
Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.
Başparmak : El ve ayakta bulunan en kalın parmak, badem parmak.
Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.
İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.
Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.
Gergin : Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.
Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.
Gergi : Perde. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.
İşare : İşaret.
Bece : Ocak. Pencere, tavan penceresi, dumanın çıkması ve evin ışık alması için toprak damlarda açılan delik. Arı oğulu.
Boyl : Bu defa.
İşar : Yazı ile bildirme.
Diğer dillerde Süngü dip anlamı nedir?
İngilizce'de Süngü dip ne demek ? : bayonet cap, bayonet base

Bu kısımda Süngülüç nedir? Süngülüç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Süngülüç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Süngülüç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.