Compensator türkçesi Compensator nedir

  • Giderici.
  • Mafsallı kompanzatör.
  • Tazmin eden.
  • Kompansatör.
  • Düzenleyici.
  • Denkleme transformatoru.
  • Tavizci.
  • Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt.
  • Dengeleyici.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Zamin.
  • Denkleştirgen.

Compensator ingilizcede ne demek, Compensator nerede nasıl kullanılır?

Compensator spendings : Karşılayıcı ödemeler. Ekonomik yaşamdaki dalgalanmaları önlemek amacıyla yasal harcamalarda yapılan değişiklik.

Compensator time : Bir işçiye fazla çalışma ücreti ödenmesini önlemek üzere olağan çalışma saatleri içinde verilen izin. Karşılama izni.

Optical compensator : Yalnız sürekli devinimle çalışan alıcılarda, alıcı hızına uygun olarak aynı yönde görüntüyü yansıtan böylelikle çok kısa süre içinde, yansıyan görüntü ile devinen filmi birbirine göre devinimsiz duruma geçirerek görüntünün bu sırada film üzerine saptanabilmesini sağlayan ayna düzeni. (genellikle aşırı hızlı alıcılarda kullanılır). Optik dengeleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Compensators : Denkleme transformatoru. Giderici. Zamin. Dengeleyici. Tazmin eden. Kompansatör. Denkleştirgen. Tavizci. Düzenleyici. Mafsallı kompanzatör.

Compensatory : Telafi edici. Ödünleyici. Kompansatuar. Karşılayıcı. Tazmin edici. Dengeleyici.

 

Compensatory damages : Zararı karşılamak üzere ödenen tazminat. Zararı karşılayan tazminat.

Compensatory spending : Tazmin harcaması. Telafi edici kamu harcaması.

Compensatory financing : Telafi edici finansman.

Compensatory growth : Telafi edici büyüme. Büyüme döneminde yetersiz beslenen ve büyümesi geri kalan hayvanların ileriki dönemlerde normal veya yüksek düzeyde beslenmeleri halinde çağdaşlarından daha fazla ağırlık artışı sağlaması, telafi edici büyüme. Telafi büyümesi.

Compensatory fiscal policy : İktisadi hayattaki dalgalanmaları dengeleyici maliye politikası. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre kamu harcamaları ve vergileri değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan genişletici maliye politikası veya daraltıcı maliye politikası. krş. duruma göre para politikası. Duruma göre maliye politikası. Telafi edici maliye politikası.

İngilizce Compensator Türkçe anlamı, Compensator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compensator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrangers : Aranjör. Düzenleyen.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı.

Compensative : Telafi edici.

Blood money : Kiralık katillere verilen para. Kan bedeli. Öldüren kişinin öldürülenin akrabalarına diyet olarak ödediği para. Kanlı para. Cinayet işlemek için alınan para. Diyet olarak ödenen para. Can bedeli. Adam öldürtmek için ödenen para. Fidye. Kan parası.

 

Counterbalance : Denk. Karşılamak. Karşı denge. Karşılık. Denkleştirmek. Denk ağırlıkla karşılamak. Dengelemek (karşılıklı olarak). Eş ağırlık. Eşit güçle karşı koymak.

Balancers : Halter. Dengeleyen. Dengeleyeci. Dengeleme sistemi. Balans mili. İp cambazı. Akrobat. Denge sağlayan. Sineklerin ve diğer çift kanatlı böceklerin gelişmemiş arka kanatları (biyoloji terimi).

Effector : Etkileyen kimse veya şey. Efektör. Gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Faaliyete geçiren şey. Effektör. Modülatör. Etkileyen. Sese efekt veren cihazların genel adı. Yardımcı manevra unsuru.

Correct : Hatasız. Kurala uygun. Düzeltme. Doğrultmak. Tam. Ayarlamak. Doğrulamak. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme. Uygun. Tashih etmek.

Compensator synonyms : workmen's compensation, equilibrise, even off, equilibrize, recouper, offset, indemnificatory, even out, accumulation coefficient, equaliser, reparation, corrective, coordinating, compensators, redress, reimbursement, equalizers, corrector, eliminator, coordinator, absorption loss, absolute concentration, absorptiometer, indemnity, stabilizer, amender, stabilizers, absolute magnitude, compensatory pause, indemnifier, acoustic feedback, absorptivity, absorption band.

Compensator zıt anlamlı kelimeler, Compensator kelime anlamı

Unbalance : Dengesizlik. Dengeyi bozmak. Dengesini bozmak. İşlevini bozmak. Akli dengesizlik.

Wrong : Haksızlık. Ters. Haksızlık etmek. Günahını almak. Haksız. Ahlakdışı. Suç. Kötülük etmek. Kötü. Kötülük.

Compensator ingilizce tanımı, definition of Compensator

Compensator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, compensates. A name applied to various mechanical devices.