Compiling türkçesi Compiling nedir

Compiling ile ilgili cümleler

English: I'm having some problems compiling this software.
Turkish: Bu yazılımı derlerken bazı sorunlarla karşılaşıyorum.

Compiling ingilizcede ne demek, Compiling nerede nasıl kullanılır?

Compiling program : Derleme programı.

Compiling routine : Derleme yordamı.

Recompiling : Tekrar derlemek. Yeniden derlemek.

Compilable : Derlenebilen. Toplanabilir. Bir araya getirilebilir. Derlenebilir.

Compilation : Liste. Verileri derleme. Toplama eser. Redaksiyon. Telif. Derleme eser. Derleme. Bir ölçek oluşturacak sınarları seçmek üzere ölçüm boyutuna ilişkin çeşitli anlatımları seçerek dile getirme ya da toplama. Toplama.

Compilation unit : Derleme birimi. Java programlama dilinde derlenebilen en küçük program birimi.

Compiled module format : Derlenmiş modül biçimi.

Compiled : Müdevven. Sıralamak. Telif etmek. Derlenmiş. Derlemek. Toplamak. Derlenen.

Compiled works : Derleme yapıtlar. Çeşitli yapıtlardan ya da kişilerden derlenen bilgilerle, parçalarla ortaya konulan yapıt (antoloji gibi).

Compile : Derle. Sıralamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Herhangi bir yüksek düzeyli dilde hazırlanmış bir izlenceyi, bir derleyici aracılığıyla, belli bir bilgisayar dizgesinin makine diline çevirip bir amaç izlence oluşturmak. Toplamak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Telif etmek. Derlemek. Yapıt yaratmak. Toplayıp bir araya getirmek.

 

İngilizce Compiling Türkçe anlamı, Compiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assembling : Toplanma. Kur-tak. Birleştirme. Toplu. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Toplanarak. Montaj. Takma. Çevirme.

Arraying : Sıra. Çeki düzen vermek. Sıralanış. Düzen. Süslemek. Giydirmek. Diziliş. Sıraya dizmek. Sıraya koymak.

Collocates : Sıraya koymak. Düzenlemek. Birlikte bulunmak. Yan yana yerleştirmek. Yan yana koymak. Yanyana koymak. Dizimlemek.

Collected works : Müdevvenat. Toplu çalışmalar.

Agglomerated : Yığılmak. Toplanmış. Yığılmış. Toplanmak. Yığmak. Bir araya getirmek.

Alining : Dizmek. Hizalamak. Sıralanmak. Dizilmek. Oklahoma eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Compiled : Derlenen. Derlenmiş. Müdevven.

Collecting : Devşirici. Tahsil. Toplayıcı. Cemi. Para toplama. Toplama. Derme. Devşirme. Koleksiyonculuk.

Parser : Bir tümceyi, dilin biçimbilgisi, sözdizimi, gerekirse anlambilgisi kurallarına göre, basamak basamak işlevsel öğelerine ayırmak amacını güden bir algoritma ya da bilgisayar izlencesi. Ayrıştırıcı.

Compiling synonyms : array, add together, agglomerates, collocate, collected, eclectics, collation, collectanea, proofreading, amass, aggregate, arrange, gleans, aligns, codify, collection, compilers, aggregation, compile, gleaner, accumulating, collects, accumulates, collations, accumulate, collocating, composition, gleaners, codifies, compositions, aggregates, accommodates, alined.