Complaining türkçesi Complaining nedir

Complaining ile ilgili cümleler

English: Ali has been complaining about you.
Turkish: Ali senin hakkında şikayet ediyor.

English: Ali is always complaining about his wife's cooking.
Turkish: Ali karısının aşçılığı hakkında sürekli şikayet ediyor.

English: A man was complaining of something in a sharp voice.
Turkish: Adam keskin bir sesle bir şeyi şikâyet ediyordu.

English: Ali always seems to be complaining about something.
Turkish: Ali sürekli olarak bir şeylerden şikayetçiymiş gibi görünüyor.

English: Ali is always complaining about his wife.
Turkish: Ali her zaman işinden şikâyet ediyor.

Complaining ingilizcede ne demek, Complaining nerede nasıl kullanılır?

Complainingly : Mızmızlanarak. Şikayet ederek. Yana yakıla. Memnuniyetsizlik ifade eden şekilde. Sızlanarak.

Uncomplaining : Sabırlı. Şikayet etmeyen.

Uncomplainingly : Uysal bir şekilde. Yumuşakbaşlılıkla. Gık çıkarmadan. Şikayet etmeyerek. Sitemsiz bir şekilde. Şikayet etmeden. Sabırlıca.

Uncomplainingness : Şikayet etmeme. Sabırlı olma.

Complain about : -ile ilgili kusur bulmak. -ile ilgili memnuniyetsizlik ifade etmek. Şikayetçi olmak. Yakınmak.

Complained : Dertlenmek. Sızıldanmak. Yakınmak. Ağlamak. Şikayetçi olmak. Sızlanmak. Söylenmek. Gık demek. Dava açmak. Şikayet etmek.

 

Complainers : Şikayet eden kimse. Sızlanan. Hoşnutsuz. Şikayetçi.

Complain : Gık demek. Yakınmak. Dertlenmek. Söylenmek. Sızıldanmak. Dava açmak. Şikayet etmek. (sürekli) şikayet etmek. İhbar etmek. Ağlamak.

Complainants : Şikayet sahibi. Davacı. İtiraz eden kimse. Yakınan. Müşteki. Şikayetçi.

Complainant : Müşteki. Şikayet sahibi. Yakınan. Şikayetçi. Davacı. İtiraz eden kimse.

İngilizce Complaining Türkçe anlamı, Complaining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complaining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air : Söylemek. Çalım. Kurutmak. Tenek. Tenek atmak. Açılmak. Havalandırmak. Teneklendirerek kurutmak. Yayına sokmak. Hafif rüzgar.

Bellying : Şikayet etmek. Sızlanmak. Şişmek. Yakınmak.

Whimper : İnilti. Mırıldanmak. Sızlanmak. İnildemek. Mızırdanma. İnleme. Hıçkırarak ağlamak. Ağlamaklı bir şekilde konuşmak. Hafifçe inlemek.

Tune : Akort. Makam. Ezgi. Akort etmek. Uyumlamak. Akortlu olmak. İstasyon ayarı (radyo). Uyum.

Cry baby : Ağılama veya şikayet etme eğilimi olan kimse. Çocuk gibi ağlayan kimse. Önemsiz şeyler için ağılayan kimse.

Mourning : Yas süresi. Yas tutma. Acılı. Kederlenme. Yas giysisi. Ölenin ardından yanma, yakılma, üzülme; belirli bir süre geleneklerin gerektirdiği şeyleri yapma; toplumuna, topluluğuna göre değişen geleneksel kuralları, kaçınmaları yerine getirme. Matem. Matemli. Ağıt.

Blubber : Zırlamak. Hüngür hüngür ağlamak. Zırıldamak. Bağıra bağıra ağlamak. Balina türü balıkların yağı. Balık yağı. Zırlama. Zırıltı. Şişkin.

 

Complaintive : Şikayetçi.

Querulous : Titiz. Söylenen. Aksi. Dırdırcı. Yakınan. Şikayetçi. Huysuz. Mızmız.

Melodies : Ahenk. Bir kadın ismi. Beste. Ezgi. Terane. Melodi.

Complaining synonyms : whiney, whimpering, singing voice, dirgeful, music, bleated, whimpers, whining, grousing, whiners, whiner, deploration, growly, blubbered, moaning, protestant, lamentation, grumblings, musics, grouched, wailing, melody, whiny, yammerers, plaintive, yammerer, being told, grouching, complainer, tearing, grouch, blubbering, cry.

Complaining zıt anlamlı kelimeler, Complaining kelime anlamı

Uncomplaining : Sabırlı. Şikayet etmeyen.