Complications türkçesi Complications nedir

Complications ile ilgili cümleler

English: I don't expect any complications.
Turkish: Herhangi bir komplikasyon beklemiyorum.

English: Unfortunately, there may be complications.
Turkish: Ne yazık ki komplikasyonlar olabilir.

Complications ingilizcede ne demek, Complications nerede nasıl kullanılır?

Caused unnecessary complications : Gereksiz komplikasyonlara sebep olma.

Has complications : Komplikasyonları var. Ek sağlık sorunlarına dayalı hastalık veya ameliyat sonrası iyileşmesi yavaş.

Complication : Karmaşa. Güçlük. Karmaşıklık. Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar veya hastalıklar. Komplikasyon. Karışıklık. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Yeni sorun. Engel. Karmaşık hale getirme.

Complicating : Karmaşıklaşan. Çetrefilli. Zorlaştırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karıştırmak. Güçleştirmek. Karışık.

Complicative : Karışık. Daha karmaşık yapan. Karmaşıklaşan.

Complicates : Karıştırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karmaşıklaştırmak. Zorlaştırmak. Dallandırmak. Güçleştirmek. Karmaşık hale getirmek. Çetrefilleştirmek.

Complicate : Dallandırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karmaşıklaştırmak. Güçleştirmek. Karıştırmak. Çetrefilleştirmek. Karmaşık hale getirmek. Zorlaştırmak.

 

Become complicated : Karışmak. Dallanıp budaklanmak. Çetrefilleşmek. Sarpa sarmak.

Complicate matters : İşleri karıştırmak. Bir konuyu daha karmaşık hale getirmek. Bir konuyu karıştırmak.

Get complicated : Çapraşıklaşmak. Çatallaşmak. Dallanmak. Çapraşmak.

İngilizce Complications Türkçe anlamı, Complications eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complicity : Suçortaklığı. Şeriklik. Yardakçılık. Suç ortaklığı. Yardım ve yataklık. Suça iştirak.

Bedlams : Kargaşa. Tımarhane. Velvele. Çıfıt çarşısı. Kızılca kıyamet. Tımarhane gibi bir yer. Gürültülü patırtılı yer. Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Akıl hastanesi.

Bungle : Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Acemice iş. Berbat etme. Büyük hata. Berbat etmek. Acemice iş yapmak. Becerememek. Beceriksizlik. Bozma.

Chaos : Kargaşa. Kaos. Kıyamet. Kaya karmaşığı. Keşmekeş. Düzensizlik. Velvele.

Complex : Bileşik şey. Tam bezem. Karmaşık. Saplantı. Güçlük. Karışık. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Kompleks. Karmaşık örüm.

Bungles : Becerememek. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Berbat etme. Bozma. Büyük hata. Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizlik. Bozmak.

Hinderance : Erteleme. Engel. Mani (hindrance olarak da yazılır). Engelleme. Önüne geçme. Set.

 

Bedevilment : Dert. Zorlaştırma. Karıştırma. Karmaşa halinde olma durumu. Kaygı. Tedirginlik. Tasa. Karışık olma durumu.

Drawback : Geri verilen vergi. Bir ülkeye giren mallardan alınan gümrük vergisinin o malların tekrar yurt dışma çıkarılmaları halinde iyesine geri verilmesi. Eksiklik. Mahzur. İhraç primi. Güçlük. Vergi iadesi. Sakınca. Bir maldan, o malı oluşturan maddelerden, bunların yapılmasında kullanılanlardan, girişte alınan vergilerin bir bölüğünü ya da tümünün, o malın çıkışında geri verilmesi yöntemi. bu kurala göre geri verilen verginin niceliği.

Befuddlement : Kafa karışıklığı. Şaşkınlık. Şaşırma.

Complications synonyms : cataclysms, complexities, entanglement, adversities, cobwebs, callaloo, clutter, adversity, cataclysm, drawbacks, situation, brouhahas, chaoses, commotion, blight, difficulty, a thorn in the flesh, befuddlements, bedlam, difficultness, austerity, complexity, arduousness, interference, difficulties, complicities, brouhaha, complication, hindrance, blights, addlement, asperity, state of affairs.

Complications zıt anlamlı kelimeler, Complications kelime anlamı

Simplicity : Kolaylık. Yalınlık. Bönlük. Süssüzlük. Kolayca aldatılabilme. Sadelik. Sıradanlık. Samimiyet. Gösterişsizlik. Saflık.