Composite effect türkçesi Composite effect nedir

  • Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi.
  • Bir toplumsal olay üzerinde birden çok etkenin birbirini bütünleyen ya da ayrıştıran toplu etkisi.
  • Bileşik etki.
  • Bileşke.

Composite effect ingilizcede ne demek, Composite effect nerede nasıl kullanılır?

Composite : Muhtelit. Çeşitli. Karma. Terkip. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik. Halita. Karışık. Birleşik. Bileşikgillerden olan (botanik terimi).

Effect : Etki etmek. Yerine getirmek. Meydana getirmek. Sonuç. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Gerçekleştirmek. Sonuçlandırmak. Efekt. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden.

Composite action : Bileşik eylem.

Composite aircraft : Çok maksatlı uçak.

Composite bar chart : Karma çubuk çizim.

Composite beam : Birleşik kiriş. Kompozit kiriş. Bileşik kiriş. Mürekkep kiriş.

İngilizce Composite effect Türkçe anlamı, Composite effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Composite effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Resultants : Sonuç.

Resultant : Bir noktaya etkiyen, büyüklük ve yönleri ayrı, çeşitli kuvvetlerin net etkisini gösteren, belli yön ve büyüklükteki yöney. Meydana gelen. -den çıkan. Olan. -in sonucu olan. Sonuç. Sonuçta oluşan. Çıkan. Sonucunda ortaya çıkan. Sonuçlandıran.

Product : Meyve. Netice. Mahsul. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Üretilen mal ve hizmetler. Hasıla. Verim. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde.

Intersection : Arakesit. Kesme. Kavşak. İki eğrinin kesişme noktası. Kesit. Dörtyol ağzı. Yol kavşağı. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit.

Jointing : Birleştirme. Bitiştirmek. Eklemek. Birleştirmek. Ekleme. Derz. Derz payı. Derz aralığı. Ek yeri.

Composed : Kendi halinde. Kompoze. Oluşmuş. Oluşan. Bileşmiş. Sakin.