Comprehended türkçesi Comprehended nedir

Comprehended ingilizcede ne demek, Comprehended nerede nasıl kullanılır?

Miscomprehended : Yanlış anlaşılmış.

Uncomprehended : Anlamamış. İdrak etmemiş. Kavramamış.

Comprehend : Bilincine varmak. Kapsamak. -in esasını kavramak. İdrak etmek. Algılamak. Kavramak. Anlamak. İçine almak. -i anlamak. İhtiva etmek.

Comprehendible : Kıvranılabilir. Anlaşılabilir.

Comprehending : Müdrik. Algılamak. İhtiva etmek. Anlamak. Kavramak. Kapsamak. İdrak etmek.

Comprehensive : Tam veya her şey dahil. Anlama yeteneği olan. Ayrıntılı. Anlayışlı. Kapsamlı. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Geniş kapsamlı. Etraflı. Çok amaçlı. İdrak edebilen.

Comprehends : Kavramak. Algılamak. Anlamak. İhtiva etmek. Kapsamak. İdrak etmek. Bilincine varmak. -i anlamak. İçine almak. -in esasını kavramak.

Uncomprehendingly : Algılamaz bir şekilde; kapsamayan bir şekilde. İdrak etmez bir şekilde. Kapsamayarak. Ezbere bir şekilde. Anlamaz bir şekilde. Anlayışsız bir şekilde. Anlamadan. İdrak etmeden. Anlayıştan yoksun bir şekilde. Kavramadan.

Comprehensive development : Bir kentin ya da kasabanın belli bir yöresinin, yangın ve yersarsıntısı gibi doğal kıranlar, eskime ya da kent yenileme nedenleriyle bir bütün olarak ele alınıp tasarlı etkinliklere konu yapılması. Toplu bayındırım.

 

Comprehension : Kapsam. Fehim. Havsala. İrfan. Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. Bir olay ya da durumu geniş kapsamlı ve derinliğine kavrama yeteneği. İdrak. İzan. Kavrama.

İngilizce Comprehended Türkçe anlamı, Comprehended eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comprehended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embody : Bir bütün halinde toplamak. Cisimleştirmek. Bünyesinde barındırmak. Belirtmek. Dahil etmek. Şekillendirmek. İçermek.

Subsumes : İçermek. Altlamak. Sınıflandırmak.

Compass : Alan. Erim. Menzil. Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Çevre. Gizli plan kurmak. Başarmak. Sınır.

Blankets : Battaniye ile örtmek. Örtbas etmek. Susturmak. Battaniyeye sarmak. Battaniye ile zıplatmak. Örtmek. Engel olmak.

Actualise : Gerçekleşmesini sağlamak. Yaşama geçirmek. Tahakkuk ettirmek. Hayata geçirmek. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Sonuçlandırmak. Hayata sokmak. Gerçeğe dönüştürmek. Gerçekleştirmek.

Discerned : Sezmek. Ayırmak. Farkına varmak. Fark etmek. Tefrik etmek. Ayırdetmek. Farketmek. Seçmek.

Understood : Örtük. Anlam çıkarılan. Kabul edilmiş. Kavranan. Genel olarak bilinen. Demek istenilen. Anlaşılan. Söylenmeden anlaşılan.

Dig : Dürtme. İğneli laf. Lojman. Kazma. İğneleme. Dürtmek. Araştırmak. Kazı. Taş.

 

Appreciated : Zevk almak. Değer biçmek. Değerini bilmek. Takdir edilen. Makbule geçen. Teşekkür borçlu olmak. Değerlenmek. Değeri anlaşılmış. Minnettar olmak.

Comprehended synonyms : decern, embodies, detect, be a good judge of, pick up, get, absorbs, bite, apprehended, blanketed, involve, figure it out, ascertains, appreciate, blanket, ascertaining, apprehend, compassing, perceived, sense, coopts, fathomed, get the hang of, become aware, apprehending, came home, catch, absorb, coopt, consist in, coopting, comprehend, contain.

Comprehended zıt anlamlı kelimeler, Comprehended kelime anlamı

Comprehended antonyms : ununderstood.