Compulsive rule türkçesi Compulsive rule nedir
- Buyurucu kurallar.
- Hukuk alanında kullanılır.
Compulsive rule ingilizcede ne demek, Compulsive rule nerede nasıl kullanılır?
Compulsive : Dürtü etkisiyle yapılan. Cebri. Zorlayıcı. Zorlantılı. Kompulsif. Mecburi. Zorunlu. Dürtüyle yapılan. Kompülsif.
Rule : Bir bilimsel dizgede bilgi üretmek üzere uyulan özel işlem tutamakları. Saltanat etmek. Yargılar. Yönetmek. Dizginlemek. -e egemen olmak. Yönetmelik. Hükümdarı olmak. Karar vermek. Çizmek.
Compulsively : Zorlayıcı olarak. Dürtü etkisiyle.
Compulsiveness : Zorlayıcılık. Tutkudan doğma durumu. Dürtü etkisiyle yapılan bir şey. Düşünceler ve dürtülerle kontrol edilme niteliği.
Compulsives : Dürtüyle yapılan. Zorlayıcı. Dürtü etkisiyle yapılan. Zorunlu. Mecburi. Kompülsif. Zorlantılı. Cebri. Kompulsif.
Abbot of misrule : Cümbüşlerin cümbüşü (özellikle yılbaşı'nda). Kötü yönetimin başrahibi. Ayrıca sebepsizlik keşişi (arkaik) olarak bilinen.
İngilizce Compulsive rule Türkçe anlamı, Compulsive rule eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compulsive rule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Annulment : İhlal etme. Yürürlükten kaldırma. Evliliğin iptali. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Iskat. Fesih. Kaldırma. Yokarma. İlga.
Abetment : Suça teşvik. Tahrik etme. Cesaretlendirme. Tahrik ve teşvik. Suç ortaklığı. Yardımda bulunma. Kışkırtma. Azmettirme. (suça) yardımda bolunmak.
Aggravating circumstances : Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler.
Abstention : Çekimser oy. Kaçınma. İmtina. Çekimserlik. Çekimser kalma. Çekinme. Sakınma. Oy vermeme. Vazgeçmek.
A wide saloon : Duyuru tahtası.
Administrative districts : İdari bölge. İlçe. Kaza. İdari bölüm.
Accused : Suçlu. Maznun. Zanlı. Sanık. İtham edilen. Müttehem. Suçlanan.
Abduction : (kas) dışarı çekme. Adam kaçırma. Kız kaçırma. Abdüksiyon. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Uğrulama. Kaçırma (bir kimseyi). Zorla kaçırma. Dışaçekim.
Act of witness : Tanıklık.
Abstainer : Çekimser kalan biri. Çekimser. İçki içmeyen biri. İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. Müstenkif. Oy vermeyen biri.
Compulsive rule synonyms : administer an oath, imperative vorschriften, administration of justice, acts contra bonos mores, allegation, american law of corporation, absente.

Bu kısımda Compulsive rule kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compulsive rule ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compulsive rule anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compulsive rule ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.