Compulsive türkçesi Compulsive nedir

Compulsive ile ilgili cümleler

English: Ali compulsively writes sentences every day.
Turkish: Ali dürtü etkisiyle her gün cümleler yazar.

English: He was a compulsive liar.
Turkish: O tam bir yalancıydı.

English: Ali is a compulsive gambler.
Turkish: Ali kompulsif bir kumarbazdır.

English: Ali is a compulsive liar.
Turkish: Ali zorunlu bir yalancıdır.

English: Ali is a compulsive gambler, isn't he?
Turkish: Ali aşırı bir kumarbaz, değil mi?

Compulsive ingilizcede ne demek, Compulsive nerede nasıl kullanılır?

Compulsive rule : Buyurucu kurallar.

Obsessive compulsive : Saplantı nevrozu ile ilgili. Saplantı nevrozunun neden olduğu. Obsesif kompulsif.

Compulsively : Zorlayıcı olarak. Dürtü etkisiyle.

Compulsiveness : Düşünceler ve dürtülerle kontrol edilme niteliği. Zorlayıcılık. Dürtü etkisiyle yapılan bir şey. Tutkudan doğma durumu.

Compulsives : Zorlayıcı. Kompulsif. Mecburi. Zorunlu. Cebri. Dürtüyle yapılan. Zorlantılı. Dürtü etkisiyle yapılan. Kompülsif.

Compulsory : Zorlama. Yükümlü. Zorlayıcı. Mecburi. Zorunlu. Cebri.

Compulsory auction : Cebri satış. Zorunlu satış.

Under compulsion : Baskı altında. Zorla.

 

Compulsion : İcbar. Yükümlülük. Zorlama. Baskı. Mecburiyet. Güç kullanma. Zorunluluk. Cebir. Zor.

Obsession compulsion : Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı. Nevrotik saplantı.

İngilizce Compulsive Türkçe anlamı, Compulsive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compulsive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affined : Yakın ilişkili. Bağlı. Yakın ilişkili veya bağlı. Mecbur.

Someone : Bir kimse. Biri. Şahsiyet. Önemli kimse. Kimse. Birisi.

Inflictive : Dayatma eğiliminde olan. Neden olma veya üretme meyilinde olan (acı sorun kayıp vs). Zarara neden olan. Zorlama eğiliminde olan.

Exhibitionist : Teşhirci. Ekshibisyonist. Göstermeci. Gösterimci.

Apodictic : Müsellem. Şüphesiz olarak doğru. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan. Sabit. İnkar edilemez. Aşikar. Su götürmez. Bariz. (matematik).

Enforcedly : Baskıyla. Zorunlu olarak.

High pressure : Azimli. Yüksek basınç. Güçlü. Yüksek basınçlı. Enerjik. Kararlı. Dinamik.

Extorsive : Zorbalıkla karakterize. Bir şeyleri (para, bilgi, vb.) elde etmek için tehdit veya güç kullanarak. Zorbalıkla. Gasp ederek.

Bound to : Kesinlikle. Garanti. Mutlaka.

Impeditive : Evliliğe engel olucu. Engelleyici. Emir. Amir. Emri.

Compulsive synonyms : control freak, soul, coercible, essential, compeller, exerted pressure, imperious, indispensable, imperative, flasher, perfectionist, de rigueur, individual, compelling, force majeure, drastic, farfetched, forcible, derigueur, by force, somebody, bounden, coerced, compulsives, insistent, neurotic, forced, exigent, forcedly, mortal, compulsory, exerting pressure, workaholic.

 

Compulsive zıt anlamlı kelimeler, Compulsive kelime anlamı

Unambitious : Hırsı olmayan. Hırslı olmayan. Girişken olmayan. Tutkulu olmayan.

Compulsive antonyms : unneurotic.

Compulsive ingilizce tanımı, definition of Compulsive

Compulsive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having power to compel. Exercising or applying compulsion.