Concourses türkçesi Concourses nedir

Concourses ingilizcede ne demek, Concourses nerede nasıl kullanılır?

Concourse : Gelme. İzdiham. Toplanma. Açık alan. Meydan. Toplantı. Konuşma. Bir araya gelme. Terminal salonu. Park gezinti yolu.

İngilizce Concourses Türkçe anlamı, Concourses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concourses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concentrations : Yoğunlaşma. Toplama. Konsantrasyon. Yatay birleşmeler.

Host : Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı hücre veya organizma. enfekte olmuş canlı. Konakçı. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, son konakçı. Kutsanmış ekmek. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı. Çok sayı. Ev sahipliği etmek. Anasistem. Mihmandar.

Clearing : Kliring. Temizleme işi. Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri. Ağaçsız yer. Açığa çıkarma. Ormanda açık alan. Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri. Parlatma. Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. İkili ticaret anlaşması çerçevesinde ülkeler arasında dışalım ve dışsatımdan doğan alacak ve borçların döviz kullanılmadan karşılıklı olarak denkleştirilmesine dayalı dış ticaret biçimi.

 

Open area : Kapalı olmayan alan. Açık yer. Açık hava.

Circus : Sirk gösterileri. Cambazhane. Gösteri uçuşu. Gösteri. Sirk pisti. Ortada sahnesi olan yuvarlak, değirmi ya da köşeli büyük çadırlar içinde, kimi kez açık havada, cambazlık, gözbağcılık, soytarılık, eğitilmiş hayvanlarla gösteriler vb. numaralar ile seyredenlerin hoşça vakit geçirdikleri yer. Arena. Kargaşalı toplantı. Sirk.

Commonest : Müşterek. Ortak. Park. Alışılagelmiş. Halka açık alan. Olağan. Bayağı. Alışılmış. Genel.

Coming together : Kavuşma.

Accumulation : Teraküm. Birikim. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Biriktirme. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Yığma. Toplama. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi.

 

Open space : İnsanın yaşantısını sürdürdüğü, üzerinde yapı yapılmış kapalı uzamların dışında kalan, ya doğal durumunda bırakılmış ya da tarımsal ve konut dışı dinlenme amaçlarına ayrılmış kent parçası. Açık yer. Açık atan. Alan. Açık mekan. Meydanlık. Saha. Arala.

Commons : Çevre. Şehirde veya kasabada halka açık alan. Avam kamarası. Avam. Ortak alan. Toplumun tüm bireylerinin yararlanacağı doğal kaynaklar. Kafeterya. Yemek salonu. Yemek salonunda verilen yemek. Paylaşılan yiyecekler.

Concourses synonyms : advents, causerie, hive, conflux, esplanades, congested, crush, bee, congresses, aggregation, concourse, conversation, dialog, confluences, ruck, gathering, stampede, congestion, advent, amassment, concentration, conversations, hall, fraternising, hallway, assemblages, squeeze, throng, common, multitude, gearshift, agora, open field.