Concentrations türkçesi Concentrations nedir

Concentrations ingilizcede ne demek, Concentrations nerede nasıl kullanılır?

Concentration area : Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin giderek artan oranda toplandığı, hızla kalabalıklaşan yerleşim yeri. Yoğunlaşım bölgesi. Temerküz sahası.

Concentration camp : Tecrit kampı. Toplama kampı. Tevkif kampı. Toplama düşergesi. Temerküz kampı.

Concentration cell : Derişim gözesi. Konsantrasyon pili. Elektrokimyasal tepkimeyi veren özdeğin derişim ayrımından oluşan pil türü. Derişim pili. Konsantrasyon pili.

Concentration gradient : Derişim eğimi. Derişim farkı. Konsantrasyon gradyeni. Yoğunluk gradyanı. Birbirine bitişik iki alan arasındaki özel maddelerin yoğunluğunda oluşan farklılık, yoğunluk gradyanı. Yoğunluk farkı. Konsantrasyon gradyanı.

Concentration of attention : Dikkati odaklama. Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun bütün dikkatini dış eyleme vermesi ve imgelemi ile bu eylemi pekiştirmesi işlemi.

Minimal bactericidal concentration mbc : Mbc. En düşük bakteri yok edici konsantrasyon.

Auswitch concentration camp : Auswitch toplama kampı.

Auschwitz concentration camp : Çalışma kampı.

Four firm concentration ratio : Sanayideki en büyük ilk dört firmanın satış veya üretim değeri, katma değer, işlendirme veya sabit varlıklar gibi büyüklüklerinin sanayi toplamı içindeki payı olup, piyasadaki tekelleşme derecesini, diğer bir deyişle piyasa yapısını gösteren oran. Dört firma yoğunlaşma oranı. Dört firmaya yığılma oranı.

 

Carbon concentration gradient : Karbon derişimi eğimi.

İngilizce Concentrations Türkçe anlamı, Concentrations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concentrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggregation : Bir araya toplanma. Birikim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Kümelenme. Yığın. Agregasyon. Bir araya gelme.

Condensations : Koyulaştırma. Yoğuşturma. Buğu. Yoğunlaştırma. Yoğuşma. Yığma. Gazdan sıvıya dönüşme. Sıvılaşma. Özet. Koyulaşma.

Additions : İlave. Ek. Zam. Katkı. Katma. Katılan şey. Eklenti. Artış.

Molality : 1000 gr. çözeltideki çözünük özdem sayısı. Bir kilogram çözücü madde için gerekli çözünen maddenin mol cinsinden miktarı, m. 1000 g. çözücüde çözünen özdeğin mol sayısı. Molallik. Molalite. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özdemsellik.

Casting up : Hesap etme.

Catchment : Kaptaj. Baraj havzası. Havza. Hizmet alanı. Tutma. Su tutma havzası. Su toplama.

Aggregating : Biriktirme. Yığıcı.

Aggregations : Bir araya gelme. Birleştirme. Küme. Yığın. Yığışım.

Compaction : Kompaksiyon. Sıkıştırılmış olma durumu. Sıkıştırma işlemi. Derleyip toplama. Sıkışma. Tıkızlaştırma. Sıkıştırma. Sıkıştırmak.

 

Compactness : Titizlik. Etkili anlatım. Sıklık. Yoğunluk. Tıkızlık. Sıkılık. Küçüklük. Kompaktlık.

Concentrations synonyms : spatial arrangement, molal concentration, assemblages, batching, accumulations, compactions, addition, agglomeration, coming together, concentration, adding, spacing, thickening, condensing, hydrogen ion concentration, coacervation, m, agglomerates, centralisation, denseness, condensation, property, agglomerations, tightness, bee, molarity, titer, enhancing, molar concentration, amounting to, collection, assembling, density.

Concentrations zıt anlamlı kelimeler, Concentrations kelime anlamı

Distribution : Coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Serpme. Dağıtma. Tevzi. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi. Bölüşüm. Yaygın olma. Dağılma. Bir özdek ya da nesneyi çeşitli evrelere, konumlara durumlara üleştirme. Coğrafyanın, doğal ya da insana değgin olayların yeryüzüne dağılış ve yayılışlarını göz önüne alan temel ilkelerinden biri.

Dilution : Bir çözeltiyi seyretmek için çözgen katılması. Bir maddenin hava veya su içerisindeki konsantrasyonunun azaltılması. Cansızlaştırma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nispi kayıt. Seyreltme. Çözücünün niceliğini artırarak çözünenin derişimini azaltma işlemi. Seyreltme. atlara kepek lapası hazırlama, köpeklerde yal veya bulamaç, kuru pancar posasının ıslatılarak yedirilmesi, süt ikame yemlerinin sulandırılması işlemi gibi yemlerde nem oranını değiştirme yöntemi, ıslatma. Özsermayenin zayıflatılması. Hisse senetlerinde artış olduğu takdirde hisse başına karın azalışı ya da hisse başına zararın artışı.

Weakening : Güçsüzleşme. Zayıflama. Zayıflatma. Zayıflatıcı. Zayıflık.