Aggregating türkçesi Aggregating nedir

Aggregating ingilizcede ne demek, Aggregating nerede nasıl kullanılır?

Aggregation : Yığışım. Birikim. Toplama. Bir araya gelme. Birleştirme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Agregasyon. Yığın. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Küme.

Aggregation bias : Toplulaştırma yanlılığı.

Aggregation problem : Toplulaştırma sorunu.

Aggregational : Yığılan. Bir araya toplanma eğilimi olan.

Aggregations : Küme. Toplama. Yığın. Toplanma. Yığışım. Bir araya gelme. Birleştirme.

Aggregate corporation : Şirketler birliği. Çok ortaklı şirket. Ortaklık. Konsorsiyum. Birden çok kişilerce kurulan ortaklık.

Aggregate amount : Toplanmış miktar. Toplam tutar. Toplam miktar.

Aggregate : Ulaşmak (toplamı). Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Toplu. Bir araya getirmek. Yekun tutmak. Yığışım. Toplanmak. Toplamak. Bir araya toplamak. Toplam.

Aggregative : Toplayan. Yığılan. Biriktiren. Müşterek.

State aggregation : Durum toplulaştırması.

İngilizce Aggregating Türkçe anlamı, Aggregating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aggregating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Procession : Dizi. Tören alayı. Sıra. Geçit töreni. Alay. Kafile. Oluş.

Batching : Yığınlama. Harmanlama. Harman yapma. Gelen bütün faturaları işleme koymadan önce toplayıp düzenleme. Kumaş sarma. (muhasebe) yığınlama.

Caboodle : Takım. Hepsi. Cemaat. Kalabalık. Bol.

Accumulating : Toplanmak. Toplamak. Birikmiş. Biriktirmek. Birikmek. Biriken. Biriktirerek. Yığmak.

Prosecution : Devam. Yerine getirme. Kovuşturma. Uygulama. Dava. Davacı. Adli takibat. İlerletme. Sürdürülme. Takip.

Additions : Ekleme. Ek. İlave. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Katkı. Katma. Katıntılar. Katılma. Eklenti.

Mass : Yığmak. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Kalabalık. Çokluk. Küme. Kümelenmek. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Bilgisayar, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toptan. Çok kişiyi ilgilendiren.

Victoriana : Viktorya döneminden kalma özellikler taşıyan moda kıyafeti (yüksek fırfırlı yakalar, şallar, güneş şemsiyeleri, vb. gibi). Viktorya dönemi sanat eseri (mobilya gibi). Viktorya dönemi koleksiyon parçası.

Storage : Malın tüketici veya bir başka üreticiye ulaşmasına kadar üretici firmada bulundurulması, depoya yerleştirilmesi ve korunması süreci. Depoya koyma. Ham, yarı mamul ve mamul gıda maddeleriyle katkı maddesi, yan ürünler, gıda ambalajları ve materyallerinin tüketime sunulmadan veya işlemeye tabi tutulmadan önce doğal yapılarını bozmayacak koşullarda tekniğine uygun olarak saklanması. Ardiye vergini. Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması. Depolama. Saklama. Ambar. Suni. Ardiye ücreti.

 

Sum total : Bütün. Toplamlar toplamı. Genel toplam.

Aggregating synonyms : art collection, defense team, oort cloud, extragalactic nebula, bottle collection, troponymy, nuclear club, hit parade, long suit, defense lawyers, stamp collection, troponomy, coin collection, rogue's gallery, subroutine library, rule book, petting zoo, accumulation, casting up, universe, asia, intensifying, content, biology, crop, salmagundi, wardrobe, repertory, herbarium, convoy, hoarding, population, library.

Aggregating zıt anlamlı kelimeler, Aggregating kelime anlamı

Fauna : Hayvan topluluğu. Hayvanların yaşadığı bölge. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğay. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Fauna. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bölge hayvanlarının tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.

Flora : Yeşil örtü. Bitkiler. Belli bir bölgede yetişen bitki. Belli bir organdaki mikroplar. Bir bölgenin bitki örtüsü topluluğu. Mikrobiyel çeşitlilik. Vücudun belirli bir yerinde bulunan mikroplar. Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki türlerinin tümü, bitki topluluğu. herhangi bir canlı veya organ üzerindeki mikroorganizmaların tümü. Bitey.

Prosecution : Sürdürülme. İlerletme. Sürdürme. Takip. Adli takibat. Dava. Devam. Yeniden kovuşturma. Kovuşturma.

Aggregating antonyms : defense, moderating.