Yoğunlaşma nedir, Yoğunlaşma ne demek

  • Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon.
  • Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi.
  • Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi

Coğrafya'daki terim anlamı:

İklim bakımından önemli fiziksel bir olay olarak, su buğusunun sıvı duruma geçmesi; buğulaşmanın tersi.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Özdeklerin uçun halinden sıvı hale dönüşmesi.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir yıldızın büzülerek yoğunluğunun artması.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi.

Kimya'daki anlamı:

Daha karmaşık bileşik oluşturmak için polimerleşme gibi benzer moleküllerin birleşmesi .

1.Daha yoğun hale geçme. 2.Gaz halinden sıvı hale geçme. 3.Benzer olan veya olmayan moleküllerin çok kere bazı moleküllerin çıkması (H2O gibi) ile bir birim oluşturmaları.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir maddenin hacmine oranla ağırlığının artması.

Bilimsel terim anlamı:

Benzer moleküllerin bir araya gelerek daha karmaşık bir molekül yapmaları. (Örn. çoğuzlanma.)

Kimi molekül ya da taneciklerin bir araya toplanarak asıltı tanecikler oluşturması.

 

İki molekülün bir araya gelip küçük bir molekülü dışarı atarak yeni bir molekül oluşturması.

Gaz evreden sıvı evreye geçiş.

kimya: Birden artık özdeciğin, genellikle su yitirerek bir tek özdeciğe dönüşmesi olayı.

metalbilim: Bir evreyi, daha yoğun bir dunuma geçiren değişim.

fizik: a. Bir. özdeğin gaz evresinden sıvı ya da katı evreye geçişi, b. Isıldevingen bir çevrimde (motor, soğutucu) buğunun, ısısını soğuk kaynağa bırakarak sıvılaştığı evre.

Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu.

İngilizce'de Yoğunlaşma ne demek? Yoğunlaşma ingilizcesi nedir?:

condensation, concentration

Osmanlıca Yoğunlaşma ne demek? Yoğunlaşma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tekâsüf

Yoğunlaşma anlamı, kısaca tanımı:

Yoğun : Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Şişman, iri, tombul. Koyu, kalın.

Yoğunlaşmak : Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak. Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak.

Konsantrasyon : Dikkat toplaşımı. Derişim.

Havan : Tütün kıyma makinesi. İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap. Havan topu.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Doyma : Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

 

Nokta : Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Yer. Orta nokta. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Sınır, derece, radde.

Hava : Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Gökyüzü. Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Keyif, âlem. Çekicilik. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Tarz, üslup.

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Yoğunlaşma katsayısı : Bir uçunum özdeciklerinin gerçek oylumunun, uçunun oylumuna oranı.

Yoğunlaşma nokta : (...) Her bir komşuluğu bir kümenin (veya dizinin) sonsuz sayıda noktalarını içeren nokta.

Yoğunlaşma noktası : Buharın sıvı hale geçtiği en yüksek sıcaklık noktası.

Yoğunlaşma sıcaklığı : Havanın belli bir buhar basıncı altında doymuş duruma ulaşacağı sıcaklık.

Yoğunlaşma ile ilgili Cümleler

  • Yoğunlaşmam gerekiyor.
  • Mektuba yoğunlaşmaya çalıştı.
  • Güçlü olduğumuz yönlere yoğunlaşmamız gerek.

Diğer dillerde Yoğunlaşma anlamı nedir?

İngilizce'de Yoğunlaşma ne demek? : n. concentration, condensation, thickening, polarity

Fransızca'da Yoğunlaşma : concentration [la], condensation [la], épaississement [le]

Almanca'da Yoğunlaşma : n. Ballung, Kondensation, Verdichtung

Rusça'da Yoğunlaşma : n. конденсация (F)