Doyma nedir, Doyma ne demek
- Doymak işi

- Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması.
- Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba.
- Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.
"Doyma" ile ilgili cümleler
- "Tungstenli iyi bir çelik 15000 gauss miktarında manyetizma ile doyma durumuna gelir."
Kimya'daki anlamı:
1.Çözünenin doygun çözelti oluşturması hali. 2.Bir molekülde kimyasal bağ yapılabilecek bütün elektronların tekli bağ oluşturması hali.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir renkser rengin, en yakın renksemez renkten uzaklığını, başka bir deyişle, griden ayrımını belirten özellik; bir rengin anlık derecesi.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Doygunluk.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Hayvanların yem tüketiminden sonra yeme isteğinin sona ermesi olayı.
Bilimsel terim anlamı:
Bir çözücü içinde bir özdeğin bütünüyle ya da en çok oranda çözünmesi.
Bir molekülde kimyasal bağ yapabilecek tüm elektronların bağlı bulunmaları.
Bir asit ya da bazın tümüyle yansızlaştırılması.
Bir çözeltinin, belirli koşullar altında, daha çok çözünen çözememesi durumu.
Özellikle beslenme gibi bir istek ya da gereksinmenin giderilmesi durumu.
Yeğinliği gittikçe artırılan bir mıknatıs alanı içinde, varılan en yeterli mıknatıslanma.
Bir sıvının içinde en geniş ölçüde eriyebilmiş olma.
Belli sıcaklıktaki bir gazın, bu sıcaklığa özgü en yüksek basınç altında bulunduğu durum.
fizik:
İngilizce'de Doyma ne demek? Doyma ingilizcesi nedir?:
saturation, satiation, satiety
Osmanlıca Doyma ne demek? Doyma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
işba
Doyma anlamı, tanımı:
Doyma noktası : Doyuma ulaşma sınırı.
Aşırı doyma : Belli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir maddenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu.
Doymak : Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak. İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak.
Doymaz : Açgözlü.
Doymazlık : Açgözlülük.
Aç doymam tok acıkmam sanır : "aç insan elde ettiğinden çoğunu ister, varlıklı insan ise daha fazlasını ister" anlamında kullanılan bir söz.
Acıkan doymam susayan kanmam sanır : "bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur" anlamında kullanılan bir söz.
Açın karnı doyar gözü doymaz : "tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez" anlamında kullanılan bir söz.
Duvağına doymamak : Yeni gelinken ölmek veya kocasından ayrılmak.
Enayiliğine doyma : İyi niyetle yaptığı bir davranış sonunda zarar gören kimseye söylenen bir söz.
Gözü doymak : Çok istenen bir şeyin yeterli miktarı elde edildikten sonra daha çoğunu istememek.
Gözü doymaz : Açgözlü.
Yeğin : Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.
Manyetik : Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.
Çelik : Zayıf fakat güçlü (vücut). Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Kök salması için yere dikilen dal. Kısa kesilmiş dal. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Bu alaşımdan yapılmış.
Manyetizma : Telkin ve hipnozla bir kimseyi etkileme. Mıknatıs özelliklerinin bütünü. Fiziğin bu özellikleri inceleyen bölümü.
Sıcaklık : Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik. Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet.
Sıcak : Hamam. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Sıcak yer.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Büyük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).
Doyma akımı : Bir aygıttaki yeni bir gerilim artışının akımı yükseltmediği andaki akım değeri.
Doyma gerilimi : Doyma akımı üretmek için uygulanan en düşük gerilim değeri.
Doymamış : Bir çözeltideki bileşen derişimlerinin, çözeltinin tektürelliğini değiştirecek sınırın altında kaldığı durum. Karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağları olan (bileşikler). Doyma noktasına ulaşmamış olan. (kimya)
Doymamış bileşikler : Karbon atomları arasında çift ya da üçlü bağlar bulunduğu için katılma bileşikleri oluşturabilen alken ve alkin sınıfından bileşikler. t (kimya)
Doymamış çözelti : Verilen koşullarda çözebileceğinden daha az çözünen taşıyan çözelti. Doyma noktasına ulaşmamış olan çözelti.
Doymamış hidrokarbon : Molekülünde iki ya da daha fazla karbon-karbon çoklu bağları içeren hidrokarbon.
Doymamış yağ : Doymamış yağ asidi.
Doymamış yağ asidi : Karbon zincirinde bir ya da birden çok çift bağ bulunan yağ asidi. Ansatüre. Karbon zincirinde bir veya birden fazla çift bağ bulunan yağ asidi, ansatüre yağ asidi. Karbon zincirinde bir veya daha fazla yerde iki karbon atomu arasında çift bağ bulunan, oda sıcaklığında sıvı fazda bulunan yağ asidi, doymamış yağ.
Doymamış yağlar : Doymamış yağ asitlerinin gliserinle oluşturdukları yağiar.
Doyma ile ilgili Cümleler
- O doymak bilmez bir okuyucudur.
- "Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."
- Doymamış yağlar sağlıklı bir diyet için gerekli.
- Ali ve Mary birbirlerine yeterince doymadılar.
- Lafla karın doymaz.
Diğer dillerde Doyma anlamı nedir?
İngilizce'de Doyma ne demek? : n. satiation, fill, saturation, repletion
Fransızca'da Doyma : imprégnation [la], saturation [la]
Almanca'da Doyma : n. Sättigung
Rusça'da Doyma : n. насыщение (N)
adj. насыщающий

Bu kısımda Doyma nedir? Doyma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Doyma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Doyma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.