Sıcaklık nedir, Sıcaklık ne demek

"Sıcaklık" ile ilgili cümleler

  • "Sobanın sıcaklığı."
  • "Havanın sıcaklığı."
  • "Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder." - S. Birsel

Yerel Türkçe anlamı:

Kahve, çay fincanı.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Isıldevingen dengedeki bir özdeğin, her bir özdeciği başına düşen ortalama devinim erkesini ölçen nicelik.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir ısılölçerle ölçülen ısıl yeğinlik.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Hamamlarda yıkanılan sıcak yer.

Kimya'daki anlamı:

Sistemi oluşturan parçacıkların ortalama kinetik enerjisi olan ve sistemdeki ısı akışının yönünü belirleyen bir özellik.

Zooloji alanındaki anlamı:

Özel organların uyartılmasiyle meydana getirilen ısma duygusu.

1.Çeşitli biçimlerde beliren bir enerji tipi,

Bilimsel terim anlamı:

Bir dizge ya da nesne, bir başkasına değdirilerek yalnız ısı türünde erke alışverişi yaptığı ve ısıl dengeye ulaştığı zaman, her ikisinde ortak değer alan durum değişkeni.

Bir özdek ya da ortamın, soğuk ya da sıcak olma durumunun ölçüsü.

 

Isıldevingen dengedeki özdeğin, her bir özdeciği başına düşen ortalama devinim erkesini ölçen nicelik.

fizik:

Bir nesnenin soğuk, serin, ılık ya da sıcak olarak nitelenmesini gerektiren ve taşıdığı fiziksel erkenin düzeyinden oluşan durumu.

meteoroloji: Sıcaklık ye soğukluk gibi duyumları uyandıran, sıcakölçer gözlemleriyle kesin olarak değerlendirilebilen değişken hava koşullarının tümü.

İngilizce'de Sıcaklık ne demek? Sıcaklık ingilizcesi nedir?:

temperature, heat

Fransızca'da Sıcaklık ne demek?:

température, thermalité, ardeur, hyperpyrexie, hyperthermie

Osmanlıca Sıcaklık ne demek? Sıcaklık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

suhûnet

Sıcaklık hakkında bilgiler

Sıcaklık, bir cismin sıcaklığının ya da soğukluğunun bir ölçüsüdür. Bir sistemin ortalama moleküler kinetik enerjisinin bir ölçüsüdür. Gazlar için kinetik enerji, mutlak sıcaklık dereceleriyle orantılıdır.

Günlük hayatta sıcaklık birimi olarak en çok derece Celcius (°C) kullanılmaktadır. Bilimsel işlemlerde ise daha çok Kelvin ölçeği kullanılır.

273.15 459.67

Sıcaklık ile ilgili Cümleler

  • Sıcaklık bir haftadır her gün arttı.
  • Sıcaklık birkaç derece düştü.
  • Sıcaklık beni çıldırtıyor.
  • Amerika Birleşik Devletleri'nde sıcaklıkların artmaya devam etmesi bekleniyor.
  • Hava durumuna göre, bugün sıcaklık otuz iki dereceye kadar çıkacak. Sıcak bir gün olacak.
  • Şehirde sıcaklık artışı ile ilgili birkaç çalışma zaten yayınlandı.
  • Bugün hava sıcak. Sıcaklık kırk beş santigrat dereceye ulaşıyor.
  • Süt düşük sıcaklıkta muhafaza edilmelidir.
  • Sıcaklık arttığından beri, ceketim bir yük oldu.
  • Sıcaklık benim uyumamı engelliyor.
  • Yaz mevsiminde sıcaklık yükselir.
  • Sıcaklık 70 derecedir.
  • Süt düşük sıcaklıkta saklanmalıdır.
  • Sıcaklık aniden düştü.
 

Sıcaklık anlamı, tanımı:

Sıcak : Hamam. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Sıcak yer. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçüt. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar.

Derece : Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Başarı gösterme. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe.

Sıcaklıkölçer : Havanın sıcaklığını veya vücudun ısısını ölçmeye, göstermeye yarayan araç, derece, termometre.

Sıcaklık seviyesi : Bir noktadan başka bir noktaya ısıl enerji gitmesine yol açan sıcaklık derecesi.

Sıcaklıkyayar : Bir cismin ısı değişikliklerini, yaydığı kızılötesi ışınları kaydeden cihaz, termograf.

Vücut sıcaklığı : Vücutta olması gereken normal ısı, vücut ısısı.

Kanı sıcaklık : Kanı sıcak olma durumu.

Mutlak sıcaklık : Salt sıcaklık.

Salt sıcaklık : -273 °C'yi sıfır olarak alan sıcaklık, mutlak sıcaklık.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Hararet : Coşkunluk, ateşlilik. Susama, susuzluk. Sıcaklık.

Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Cihaz : Aygıt, alet, takım. Çeyiz.

Suhunet : Sıcaklık.

Sistem : Model, tip. Dizge. Yol, yöntem. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Düzen. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.

Yer : Durum, konum, vaziyet. Ülke. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Durum, konum. Önem. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Görev, makam. Yerküre. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. İz. Gezinilen, ayakla basılan taban. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

İçtenlik : İçten olma durumu, içten davranış, samimilik, samimiyet.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Sevimlilik : Sevimli olma durumu.

Sıcaklık aralığı : İki sıcaklık arasındaki tüm değerlerin kapsamı.

Sıcaklık aralığı denetimi : İki sıcaklık arasının denetimi.

Sıcaklık aralığı denetiri : İki sıcaklık arasını deneten aygıt.

Sıcaklık artışı : Sıcaklık değerinin yükselmesi.

Sıcaklık birbiçimliliği : Fırın ya da yunak içinde, sıcaklığın yerel olarak değişim göstermeme özelliği.

Sıcaklık birbiçimliliği taraması : Isıl işlem yunaklarının sıvı ortam sıcaklığının, ısıl işleme başlamadan önce, birbiçimli olarak dağılıp dağılmadığını anlamak için yapılan deneysel tarama.

Sıcaklık büyüsü : Bir bütünün parçalarından biri üzerine yapılan etkinin, hiçbir değişikliğe uğramadan, aynı yeğinlikte, öbür parçalarla bütüne geçeceğini öngören halk öğretisine verilen ad. bk. bulaşkan büyü. krş. benzerduyusal büyü, öykünümsel büyü.

Sıcaklık dağılımı : Bir oylum, ortam ve benzeri sıcaklığının yerel olarak dağılış biçimi.

Sıcaklık dairesi : Sepi yerinde derilerin kurutulduğu sıcak yer.

Sıcaklık değişimi : Bir metal parça, yunak ya da fırında, sıcaklığın bir yerden ötekine değişik değerlerde olması durumu.

Diğer dillerde Sıcaklık anlamı nedir?

İngilizce'de Sıcaklık ne demek? : n. heat, warmth, temperature, fervor, fervour [Brit.]

pref. pyro

Fransızca'da Sıcaklık : chaleur [la], température [la], chaud [le], feu [le]

Almanca'da Sıcaklık : n. Glut, Hitze, Molligkeit, Wärme

Rusça'da Sıcaklık : n. жара (F), жар (M), теплота (F), температура (F)