Open space türkçesi Open space nedir

  • Açık alan.
  • Meydan.
  • Saha.
  • Arala.
  • Açık yer.
  • Açık mekan.
  • Açık atan.
  • Alan.
  • İnsanın yaşantısını sürdürdüğü, üzerinde yapı yapılmış kapalı uzamların dışında kalan, ya doğal durumunda bırakılmış ya da tarımsal ve konut dışı dinlenme amaçlarına ayrılmış kent parçası.
  • Meydanlık.

Open space ingilizcede ne demek, Open space nerede nasıl kullanılır?

Open : Ferah. Bildirmek. Yarılmak. Deşmek. Açık. Fora etmek. Karara bağlanmamış. Genişletmek. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Açılmak.

Space : Açıklık. Aralık bırakmak. Aralıklara bölmek. Süre. Espas koymak. Mekan. Ara vermek. Aralıklı dizmek. Bilgisayar, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Uzay.

Open space density : Yapı yerbölümleri içinde kalan açık alanlarla, yerleşme bölgesi içindeki, toplumun yararlanmasına açık dinlenme alanları toplamının hektarı başına düşen insan sayısı. orada yaşayan toplam nüfus oranı (kişi/hektar). Açık alan yoğunluğu.

Open space ratio : Bir kentteki açık ve yeşil alanların yüzölçümleri toplamının, kentin yerleşik alanının yüzölçümüne oranı. bir yapıda kat alanları toplamının yerbölümünün yapı yapılmamış alanları toplamına oranı. Açık alan katsayısı.

 

Open a bank account : Banka hesabı açmak. Bankada hesap açmak.

Open a branch : Şube açmak.

İngilizce Open space Türkçe anlamı, Open space eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Open space ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pitch : Kur yapmak. Fırlatmak. Zift. Eğim. Taş döşemek (yol). Derece. İnsan kulağının algıladığı biçimiyle herhangi bir notanın ses frekansı değeri. Sarmal adımı. Birdenbire düşmek.

The open : Açık deniz. Açık turnuva. Açık hava. Açıklık.

Common : Alelade. Çok rastlanan. Yaygın. Halka açık yeşil alan. Kaba saba. Adi. Alışılagelmiş. Genel. Toplumsal.

Commons : Paylaşılan yiyecekler. Yemek salonunda verilen yemek. Şehirde veya kasabada halka açık alan. Porsiyon. Ortak alan. Avam. Parça. Pay. Kafeterya.

Pitches : Testere dişi. Derece. Vida adımı. İşportacı tezgahı. Tezgah. Basamak. Yokuş (uçak). Perde (ses).

Esplanade : Kıyıda gezinti yeri. Gezi. Düzlük. Gezinti yeri. Kordon. Geziyolu. Bina önü gezi meydanı.

Arena : Sahne. Spor kompleksi. Roma imparatorluğu döneminde açık havada yapılan gösteriler için yapılmış geniş, çoğu kez değirmi biçimde oyun yeri. seyircilerin ortasında oyun yeri olan çevreli tiyatro'nun büyüğü. Eski roma açıkhava gösterisine özgü geniş yer (elips biçimi). seyirciler ortasında bir oyun yeri. Mücadele alanı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Arena.

Compass : Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Bir konuyu kavramak. Çevirmek. Kuşatmak. Yayçizer. Çember çizmekte kullanılan aygıt. Sarmak. Gizli plan kurmak.

 

Football field : Futbol alanı. Futbol sahası. Amerikan futbolu oynanan alan. Üzerinde futbol oynanan çimli genişlik. Stat.

Open area : Açık hava. Kapalı olmayan alan.

Open space synonyms : aerodrome, compartment, buyer, ambit, blankest, blanker, concourse, purviews, court, open field, clearing, esplanades, breadths, concourses, open fields, airfield, purview, continent, breadth, arenas, airfields, grounds, gap, area, outer space, agoras, blank, bare patch, extent, field, agorae, building site, circus.