Conducting türkçesi Conducting nedir

Conducting ile ilgili cümleler

English: Polish archaeologists are conducting scientific studies in Sudan.
Turkish: Polonyalı arkeologlar Sudan'da bilimsel çalışmalar yürütmektedirler.

English: The scientist is conducting medical research.
Turkish: Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.

English: We're conducting a survey.
Turkish: Bir anket yapıyoruz.

Conducting ingilizcede ne demek, Conducting nerede nasıl kullanılır?

Conducting layer : İletken tabaka.

Conducting tissue : İletim dokusu. İletken doku.

Conducting wire : Nakil teli. İletken kablo. İletken tel.

Non conducting : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yalıtkan. İletmez. Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olmayan (özdek. nesne vb.).

Nonconducting : Isı geçirmez. Geçirmez. İletmeyen. Yalıtkan. İletmez. İletken olmayan, belirli ölçüde yalıtkanlık gösteren. Akımgeçirmez. Dielektrik. Geçirmeyen.

Conductibility : İletebilirlik. İletkenlik. İletken olma özelliği. İlstkenlik.

Semiconducting : Bir yarı iletkenin özelliklerine sahip olan. Yarı iletken.

Superconducting : Süper iletken. Üstünileten. Süper iletici.

Conduction : İletme. Götürme. Isı geçirimi. Canlıların kendinden daha soğuk bir nesneyle teması sonucu vücutlarından ısı kaybı olması. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geçirme. Erke ya da özdeği bir yerden bir yere taşıyabilme. Taşıma. Isı iletimi. Bir cisim içinde, ısı ya da elektrik erkesinin ya da herhangi bir erke türünün özdecikten. özdeciğe aktarımı.

 

Conductimetric analysis : İletkenlik ölçümsel çözümleme. İletkenlikölçümlü çözümleme.

İngilizce Conducting Türkçe anlamı, Conducting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conducting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Management : Bilgisayar, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Müdürlük. Usul. Yöneticilik. Yönetim. Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. Ocak yönetimi. İdare. İdarecilik. Yönetim kurulu.

Impartation : İfşa. Açıklayış. Bildirme. Sunuş. Sunma. Söyleme. Bağışlama. Ortaya dökme. Bildiriş.

Perms : Permanant. Perma yapmak. Perma.

Conductor : Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. İleten, nakleden, bağlayan. Müdür. Yol gösteren. Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Biletçi. Paratoner. Konduktor. Kondüktör. Lider.

Exerciser : Egzersiz aleti. Füze konstrüksiyon deneme makinesi. Tecrübe eden. Tatbik eden. Yerine getiren. Egzersizci. Vücuda idman yaptıran araç. Egzersiz yada eğitim yapan kimse. Atlet.

Hottest : En sıcak. Çalıntı. Acılı. Radyoaktif. Rahatsız edici. Taze. Şiddetli. Sert. Sıcak. Şehvetli.

Conduction : Geçirme. Taşıma. Isı iletimi. Götürme. Kondüksiyon. Erke ya da özdeği bir yerden bir yere taşıyabilme. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İsale. İsal. Isı geçirimi.

 

Impartment : İfşa. Bahşetme. Sunma. Meydana çıkarma. Verme. Bağışlama.

Enforcer : İcbar eden. İnfaz eden. Güç kullanarak yapmaya mecbur bırakan kimse. İnfazcı. Mecbur eden. Zorla yaptıran kimse. Zorla alan. Yerine getiren. Zorla yaptıran.

Transmission : Transmisyon. Vites. Hız kutusu içindeki dişlilerin oluşturduğu dizge. Aktarma yayın. Bir ışınımın, içindeki tek renkli ışınların frekansları (devir sıklıkları) değişmeksizin, bir ortamdan geçmesi. Başka bir ülkeden, başka bir televizyon ağından alınarak gerçekleştirilen yayın. Bulaştırma. Aktarma. Bir ortam ya da nesnenin bir yüzeyine gelen ve karşı yüzeyinden çıkan ışınım ya da erke yeğinlikleri arasındaki oran. Radyo yayını.

Conducting synonyms : perm, hot, transmittal, transmittals, exercisers, contactor, disposal, perming, transitive, transistor, direction, hotter, administration, conductive.

Conducting zıt anlamlı kelimeler, Conducting kelime anlamı

Conductive : İletici. Geçirici. Taşıyan iletken. Geçirgen. İletken.