Conductive türkçesi Conductive nedir

Conductive ingilizcede ne demek, Conductive nerede nasıl kullanılır?

Conductive deafness : İleti sağırlığı. Ses dalgalarının orta veya dış kulaktan, iç kulağa iletisinin, yangı, tümör veya kulak zarının yırtılması gibi nedenlerle engellenmesi sonucu oluşan sağırlık.

Conductive hearing defect : Dış ya da orta kulakta herhangi bir bozukluk yüzünden ya da bu örgenlerin görevlerini tam yapamayışları nedeniyle sesin iç kulağa ve beyne tam olarak iletilememesi. İletsel işitme özürü.

Conductive material : İletken malzeme. İletken gereç.

Photo conductive cell : Işık -iletken göz. Elektrik iletkenliği ışığın etkisiyle dolaysız olarak değişen ışıleletrik göz.

Photo conductive effect : Fotoiletim etkisi.

Photoconductive tube : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıkiletken ışıtaç. Bazı özdeklerin ışık etkisiyle iletkenliklerinin ya da dirençlerinin değişmesi temeline dayanan alıcı ışıtacı çeşidi.

Conductivities : İletkenlik.

Superconductive : Üstüniletken. Süper iletken.

Photoconductive cell : Fotoiletken göze. Fotoiletken hücre. Işıiletken gözcük.

Supraconductive : Süper iletken.

İngilizce Conductive Türkçe anlamı, Conductive eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Conductive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contactor : Sürtünmeç. Kontaktör. Devre açıcı. Çevirgeç tablosundaki ana çevirgeci uzaktan denetleyen aygıt. Devre açıcı-kesici. Vaviyen anahtar.

Transporter : Nakliyeci. Yük kamyonu. Araba nakil aracı. Taşıyıcı. Taşımacı. Taşıma firması. Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri. Köprü vinç.

Hotter : Baharatlı. Kızgın. Şehvetli. Sert. Yeni. Radyoaktif. Heyecanlı. Acı. Çalıntı. Şiddetli.

Cancellated : Delikli. Gözenekli.

Conducting : Geçiren. Yürüten. İletim.

Hottest : Ateşli. Çalıntı. Baharatlı. Sert. Radyoaktif. Yeni. Heyecanlı. Şiddetli. Seksi. Şehvetli.

Pervious : Permeabl. Nüfuz edilebilir. Ulaşılabilir. Geçit veren.

Transmitter : Aktarımcı. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Radyo tv vericisi. Nakledici. Gönderici. İletici (telgrafa ait). Aktarıcı. Verici. Telsiz. Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt.

 

Permeable : Fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sıvı veya diğer bir maddenin içinden geçmesine izin veren. Sıvıların geçmesine elverişli kayaç. (sıvılar için) nüfuz etmeye açık. Gözenek büyüklüğüne göre kimi sıvı ve gazları arasından geçiren (özdek). Nüfuz etmeye açık. Sıvı veya gazların geçişine izin veren özellikte olan. Geçirimli. Kimi yükün ya da özdecikleri içinden göçüren (zar).

Transistor : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İleteç. Transistörlü ünalgı. Transistorlu radyo. Transistör. Transistor. Transıstör. Yarı iletken özdekler arasındaki bağlantıların sağladığı özellikler yardımıyla, elektrik imlerini tıpkı radyo ışıtacı gibi yükseltebilen yarı iletken aygıt. Geçirgeç.

Conductive synonyms : semiconductive, porous, conductor, semiconducting, leachier, cancellous, cancellate, permeant, hot.

Conductive zıt anlamlı kelimeler, Conductive kelime anlamı

Nonconductive : Göndermeyen. (ısı, elektrik, ses) geçirmeyen. İletmeyen. İletken olmayan. Geçirmeyen.

Conductive ingilizce tanımı, definition of Conductive

Conductive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the conductive tissue of a pistil. Having the quality or power of conducting.