Contactor türkçesi Contactor nedir

  • İletken.
  • Kontaktör.
  • Çevirgeç tablosundaki ana çevirgeci uzaktan denetleyen aygıt.
  • Devre açıcı-kesici.
  • Vaviyen anahtar.
  • Sürtünmeç.
  • Devre açıcı.

Contactor ingilizcede ne demek, Contactor nerede nasıl kullanılır?

Contactor switch : Devre anahtarı. Şalter.

Electropneumatic contactor : Elektrikli havalı kontak. Elektropnömatik kontaktör. Elektrikli havalı değeç.

Contact angle : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Değme açısı. Dokunma veya temas açısı. Bir katı yüzeyine konan sıvı damlasının sınırlarında görülen, dik düzlem içindeki açı. Temas açısı. Kontak açısı.

Contact arc : Kontak arkı.

Contact area : Temas bölgesi. Değme alanı. Değme yüzeyi. Temas alanı. Temas yüzeyi.

Contact button : Çıngı düğmesi. Elektrik düğmesi. Kontak düğmesi.

Contact breaker : Kontaklı kesici. Platin. Bir elektrik çevrimini kendiliğinden açıp kapayan, elektrik zili gibi işleyen akımmıknatıssal bir düzenek. Değmeli kesici. Kesici. Şalter. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç. Otomatik şalter.

Contact aureole : Bir sokulma kütlesinin çevresinde bulunan ve kayaçları değme başkalaşımı geçirmiş olan bir bölge. Değme kuşağı. Kontak halesi.

 

Contact bounce : Kontak sekmesi.

Contact breaker lever : Çevrim kesme kolu. Devre kesme kolu. Platin kontakt kolu. Dağıtıcıdaki kesici uçlardan devingen olanını taşıyan ve dağıtıcı dingil üzerindeki buruncuk aracılığıyla birincil çevrimi açıp kapayan kol.

İngilizce Contactor Türkçe anlamı, Contactor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contactor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Placement : Sipariş verme. Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım. Yatırım. Para yatırma. Plasman. Sıralama. Koyma. Yatırma (para). Atama.

Conductive : Geçirici. İletici. Taşıyan iletken. Geçirgen.

Interaction : Karşılıklı etkilenme. Nesneler, parçacıklar ya da dizgeler arasındaki karşılıklı kuvvet ve etkilerin tümü. Nükleer tepkime sonucu açığa çıkan fotonlarla diğer parçacıklar arasında oluşan karşılıklı etki. Karşılıklı etkileşim. Fiziksel kimyasal bir olayı oluşturan özdek ya da kuvvetlerin eştürden karşılıklı etki ve katkılarının tümü. Etkileşme. Karşılıklı etki. Birbirini etkileme. Toplum yaşamında her şeyin hem kendisinin bağlı olduğu, hem de kendisine bağlı olan bir karşılıklı etkiler bütünlüğü içinde bulunması; neden ile sonucun birbirinden ayrı değil, sıkı sıkıya birbirine bağlı olması ve durmadan birbiriyle yer değiştirmesi. Dizgelerin, aralarında gösterdikleri karşılıklı kuvvetler, etkiler.

Musician : Bandocu. Çalgıcı. Şarkıcı. Sazende. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Müzisyen. Müzikçi.

 

Drum major : Tambur majör. Askeri bando şefi. Mızıka şefi.

Conducting : Geçirici. Yürüten. İletim. Geçiren.

Hottest : Şiddetli. Acılı. Şehvetli. Yeni. Radyoaktif. Baharatlı. Çalıntı. Sert. Sıcak.

Bandmaster : Bando yönetkeni. Bando şefi.

Brush : Değmek. Süpürmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temas. Hafifçe dokunmak. Fırça. Fırçalamak. Sürtünme. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme. Tilki kuyruğu.

Eye contact : İki insanın bakışlarının buluşması. Göz teması.

Contactor synonyms : majorette, drum majorette, transistor, conductor, bandleader, music director, hotter, hot, director.

Contactor zıt anlamlı kelimeler, Contactor kelime anlamı

Insulator : Yalıtkan madde. Yalıtıcı. Yalıtıcı madde. Yalıtkan. Fincan. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Kalorifer. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Yalıtım işçisi. İzolatör.

Contactor antonyms : foul ball.