Interaction türkçesi Interaction nedir

  • Karşılıklı etkileşim.
  • Nükleer tepkime sonucu açığa çıkan fotonlarla diğer parçacıklar arasında oluşan karşılıklı etki.
  • İlişki.
  • Toplum yaşamında her şeyin hem kendisinin bağlı olduğu, hem de kendisine bağlı olan bir karşılıklı etkiler bütünlüğü içinde bulunması; neden ile sonucun birbirinden ayrı değil, sıkı sıkıya birbirine bağlı olması ve durmadan birbiriyle yer değiştirmesi.
  • Etkileşme.
  • Fiziksel kimyasal bir olayı oluşturan özdek ya da kuvvetlerin eştürden karşılıklı etki ve katkılarının tümü.
  • Birbirini etkileme.
  • Karşılıklı ilişki.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, nükleer enerji, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Karşılıklı etkilenme.
  • Dizgelerin, aralarında gösterdikleri karşılıklı kuvvetler, etkiler.
  • Nesneler, parçacıklar ya da dizgeler arasındaki karşılıklı kuvvet ve etkilerin tümü.
  • Karşılıklı etki.
  • Etkileşim.

Interaction ile ilgili cümleler

English: Questions and answers play an enormous role in interaction.
Turkish: Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.

English: Tom has trouble with social interactions.
Turkish: Tom'un sosyal etkileşimlerle ilgili sorunu var.

Interaction ingilizcede ne demek, Interaction nerede nasıl kullanılır?

Interaction effect : Bir görüşmede, gözlemcinin varlığından ya da başkalarının duruma katılma ve karışmasından ötürü bilgi verenin yanıtlarında beliren yanlılık. Etkileşim etkisi. Etkileşim payı.

 

Interaction term : Etkileşim terimi.

Weak interaction force : Zayıf etkileşim gücü.

Configuration interaction : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Konfigurasyon etkileşimi. Öğecik, özdecik durularına eksicikler kaçınımını katmak için, birkaç yörüngeç konbiçiminin doğrusal bileşkesini alıp, erke dizeyinin köşegenleştirilmesiyle çok eksicikli dizge işlevini bulma yöntemi. Konbiçim etkileşimi. Konfigürasyon etkileşimi.

Drug interaction : Bir ilaç tarafından diğer bir ilacın etkisinin kalitatif ve/veya kantitatif olarak değiştirilmesi biçimindeki etkileşme. İlaçlar arası etkileşme. İlaç etkileşimi.

Interactions between feeds : Yemlerin hayvana kombine edilerek verilmesi, ayrı ayrı verilmesine göre daha olumlu sonuçların ortaya çıkması. Yemler arasındaki ortak etkileşim.

Pharmachodynamic interaction : Farmakodinamik etkileşme. Bir ilacın diğerinin etkisini, etki yeri (almaç) veya çevresinde etkileşerek onunkine zıt veya aynı yönde bir etki oluşturması ile veya onunla kimyasal olarak birleşmesi sonucunda yapısını değiştirmesiyle meydana gelen, ilaçlar arası etkileşim türlerinin ortak adı.

Strong interaction : Güçlü etkileşim.

Spin orbit interaction : Kıvıl yükü, yanında dönüsü olan bir taneciğin deviniminden oluşan mıknatıs alan ile dönü mıknatıs ucayının etkileşimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dönü yörünge etkileşimi.

Van der waals interaction : Van der waals etkileşimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özdecikler arasında, kimyasal etkileşim yanında çok daha güçsüz kalan fiziksel etkileşim.

 

İngilizce Interaction Türkçe anlamı, Interaction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interaction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affinities : Yakınlık. Benzeşme. Dünürlük. İlgi. Benzerlik. Çekicilik. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Akrabalık.

Connection : İlgi. Dostluk. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Dost. Aktarma. Birleştirme. Müşteri. Bağ. Yakınlık. İlişiklik kuralı.

Contact : İletişime geçmek. İle temasa geçmek. Temas kurmak. Bağlantı kurmak. Bağ. İlişki kurmak. Temas etmek. Bağlantı kurulan kimse. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Kontaklens.

Interrelationships : Karşılıklı olma. Karşılıklı münasebet. Karşılıklı bağımlılık. Karşılıklılık.

Affaire : Hikaye. Mesele. Aşk ilişkisi.

Commerce : Cinsel ilişki. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların kar elde etme amacıyla giriştikleri her türlü mal değişimi. Alışveriş. İş. Aksata. Tecim. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tüccarlık.

Affiliation : Tefani. Üyeliğe kabul. Katma. Bağlanma. Bağlantı. Üyeliğe kabul bağlanma. Ekleme. Mensubiyet. Bağlama.

Privity : İştirak. Yasal ilişki. Ortak çıkar ilişkisi. Özel olma. Ortaklık. Kişiye özellik. Gizli bilgi. Özel ilişki. Kişisellik.

Privities : Özel olma. Kişisellik. Yasal ilişki. Gizli bilgi. İştirak. Özel ilişki. Ortak çıkar ilişkisi. Ortaklık. Kişiye özellik.

Interaction synonyms : strong force, fundamental interaction, gravitational interaction, electromagnetic interaction, physical phenomenon, weak force, color force, interrelation, connexions, strong interaction, affaires, copulation, noninteract, correlation, commerces, bond, relations, weak interaction, affair, interplay, interplays, action, reciprocation, mutual action, reciprocal relationship, connexion, interactions, bearing, interrelations, interacting, comparison, interrelationship, give and take.

Interaction ingilizce tanımı, definition of Interaction

Interaction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intermediate action.