Hotter türkçesi Hotter nedir

Hotter ile ilgili cümleler

English: It is getting hotter day by day.
Turkish: Günden güne hava ısınıyor.

English: The weather of Japan is hotter than England's.
Turkish: Japonya'nın havası İngiltere'den daha sıcaktır.

English: The crocodile, which produces only male young in hotter weather, might die out too because there will be no females to breed.
Turkish: Sıcak havalarda sadece erkek yavru doğuran timsahın da doğuracak dişiler olmayacağı için nesli tükenebilir.

English: Marrakesh is hotter than Paris.
Turkish: Marrakesh Paris'ten daha sıcak.

English: Delhi's much hotter than London.
Turkish: Delhi Londra'dan çok daha sıcak.

Hotter ingilizcede ne demek, Hotter nerede nasıl kullanılır?

Get hotter : Sonuca yaklaşmak. Yaklaşmak. Çözüme yaklaşmak.

Krey schotter obstetric hock : Krey çengeli. Doğuma yardım sırasında, özellikle ölü yavruları tespit amacıyla kullanılan, çift çengelden oluşan, uçları sivri doğuma yardım aygıtı.

Hottentot : Kültürsüz. Hottentot'e özgü. Uygarlaşmamış. Güney afrikalı bushman kabilesine ait olan. Hotanto.

Hottentot apron : Hotanto önlüğü. Doğu ve güney afrika'daki zenci halklarda, kuzey ve güney amerika yerlileri ile okyanusya adalılarında, ama özellikle hotanto ve buşmanlarda kadınların cinsel örgenlerinin iç dudaklarını güzellik ve olgunluk belirtisi olarak yapay bir biçimde uzatmaları, genişletmeleri.

 

Hottest : Seksi. Heyecanlı. Yeni. En sıcak. Rahatsız edici. Sert. Taze. İletken. Baharatlı. Çalıntı.

Shotten herring : Yumurtlamış ringa balığı.

Shotting : Atma. Avlama. Çekme. Bilya üretimi. Vurma.

Hot blooded : Ateşli. Tutkulu. Ateşli (cinsel açıdan). Cinsel olarak ateşli. Sinirli. Hiddetli. İhtiraslı. Kızgın. Sıcak iklime sahip doğu veya orta asya orijinli at ırkları. Asabi.

Hot atom chemistry : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı. Kızgın öğecik kimyası.

Hot blast stove : Sıcak hava fırını.

İngilizce Hotter Türkçe anlamı, Hotter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hotter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acute : Sivri. Güçlü. Keskin. Ağır. Açıkgöz. Zeki. Akut. Aşırı. Dar.

Destination : Gaye. Malın gideceği yer. Maksat. Nereye. Varış. Gidilecek yer. Erek. Varış yeri. Menzil. Gönderilen yer.

Acrid : Keskin. Ekti. Kekre. Ekşi. Tehlikeli. Buruk. Barut gibi.

Racy : Aromatik. Komik ve biraz açık saçık. Müstehcen. Açık saçık. Zinde. Özlü. Ayıplı. Renkli (üslup). Özel bir tadı olan (şarap).

Plagiarism : Başka kimseye ait fikir eserini çalma. Aşırma. Bir kitabın sözlerini ve müzik bestesinin havasını değiştirerek ya da belirli biçimde sözlerini ve havasını vererek kendi yapıtı gibi gösterme. Aşırmacılık. İntihal. Eser hırsızlığı. Bilgi hırsızlığı. Fikir eseri çalma. Bir yazarın başka bir yazarın yapıtından, hiçbir özgün yaratıda bulunmadan, konu ya da biçim aşırması.

 

Bakings : Pişirme. Fırınlama. Fırında pişirme. Düşük sıcaklık ısıl işlemi. Pişim. Kor halinde.

Missive : Uzun mektup. Resmi mektup. Tezkere. Mektup.

Zestiest : Hevesli. Gayretli. En tatlı. En lezzetli. Lezzetli. Şevkli.

Fleshlier : Dünyevi. Bedensel.

Hotter synonyms : open letter, crank letter, fan letter, personal letter, encyclical letter, dead mail, hottest, bugged, blacker, amorous, fresh, discomfortable, acerb, acutes, raciest, postscript, green, spiced, address, fleshly, sexy, disturbing, correspondence, agonized, jacked, cordials, black, aroused, astringent, declamatory, astringents, austerest, cozy.

Hotter zıt anlamlı kelimeler, Hotter kelime anlamı

Former : Kalıpçı. Evvelsi. Önceki. Sabık. Geçmiş. Evvelki. İlk söylenen. Öncel. Gövde uçak. İlk.

Worse : Beter. Daha da kötüsü. Daha kötüsü. Daha çok. Beteri. Daha fena. Daha hasta. Daha kötü şey. Daha kötü. Kötü.