Transporter türkçesi Transporter nedir

  • Nakliyeci.
  • Taşımacı.
  • Taşıma firması.
  • İletici.
  • Taşıyıcı.
  • Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri.
  • Köprü vinç.
  • Araba nakil aracı.
  • Yük uçağı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yük kamyonu.

Transporter ingilizcede ne demek, Transporter nerede nasıl kullanılır?

Transporters : Nakliyeci. Taşıyıcı.

All public transporters in the set : Kümedeki tüm genel taşıyıcılar.

Contra transporte : Taşıyıcı aracılığıyla yapılan geçişte bir maddenin aktarılmasının diğer maddenin geçişiyle zıt yönde kenetlenmesi olayı, antiport. Kontra-transport.

Transported : Taşınmış. Sürmek. Nakletmek. Coşturmak. Taşımak. Başını döndürmek. Heyecanlandırmak.

Transported with joy : Coşkulu. Sevinçten başı dönmüş. Zevkten veya sevinçten havalara uçmuş bir halde.

Transport by pipeline : Boru hattıyla taşımak.

Transportee : Taşınan. Ulaştırılan şey.

Transport by ferry : Feribotla taşımak.

Transport band : Taşıma kayışı.

 

Transport by barge : Mavnayla taşımak.

İngilizce Transporter Türkçe anlamı, Transporter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transporter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hauler : Çekici. Karayolu taşımacısı. Taşıyan kimse. Nakliye şirketi. Malları taşıyan şirket.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Carrier : Taşıyan. Telefon operatörü. Portör. Kızak. Hamal. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. Port bagaj.

Airfreighter : Kargo taşıyan uçak.

Forwarding agent : Satılmak üzere ya da başka nedenlerle başkasına ve başka yere mal gönderen kişi. Nakliye acentesi. Sevkıyat acentası. Gönderen. Nakliye komisyoncusu. Nakliyat acentası. Acente. Sevkiyat acentesi. Taşıma aracılığı yapan acenta.

Motortruck : Yük taşımak için kullanılan motorlu kamyon.

Freighter : Yük gönderen şirket. Yük gemisi. Ambarcı. Yük gemisi işletmecisi. Yük gönderen kimse. Gemi kiralayanı. Şilep. Yük vapuru. Kargo uçağı.

Carrousel : Atlıkarınca. Atlı karınca.

Abaxial : Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Transporter synonyms : luggage carrousel, car transporter, luggage carousel, line, abdominal ovariectomy, carrying agent, a dna, freight carrier, carriers, bearer, a band, conveyers, truck, conductive, a c syndrom, abdominal fat necrosis, belt, air freighter, conveyor belt, a crochordon, catcher, conveyor, germ carrier, carman, cargo transport plane, a c deformity, common carrier, conveyer belt, abamectin, abdominal pain, abattoir, hauliers, abdomen.

 

Transporter ingilizce tanımı, definition of Transporter

Transporter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who transports.