Confects türkçesi Confects nedir

Confects ingilizcede ne demek, Confects nerede nasıl kullanılır?

Confect : Malzemelerden hazırlamak. Hazırlamak. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. Oluşturmak. İmal etmek. Bileşik. İnşa etmek. Kurmak.

Confecting : Kurmak. İmal etmek. İnşa etmek. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. Bileşik. Hazırlamak. Malzemelerden hazırlamak. Oluşturmak.

Confection : Şekerleme yapma. Hazırlama. Bonbon. İmal. Hazır giyim. Karışım hazırlama. Şekerleme. Şeker. Konfeksiyon.

Confectionary : Tatlıcılık. Pastane. Pasta. Şekercilik. Pastalar. Şekerleme.

Confectioner : Şekerci. Pastacı. Tatlıcı. Şekerlemeci.

Confederate : Bağlaşmak. Suç ortağı. Birleşik. Müttefik. Konfederasyona bağlı kimse. İttifak ettirmek. Suçortağı. Hempa. İttifak etmek. Birleşmek.

Confederacies : (abd iç savaşında) amerikan güney eyaletleri konfederasyonu. Komplo. İttifak. Gizli plan. Konfederasyon. Birlik. Gizli tertip. Fitne ve fesat birliği. Birleşmişlik. Devletler birliği.

Confectioners : Pastacı. Şekerci. Şekerlemeci.

Confederate states of america : Amerika müttefik devletleri. Amerika birleşik eyaletler. Amerika birleşik devletleri. 1860-61'de ayrı bir birliktelik kurmak amacıyla amerika birleşik devletleri'nden ayrılan güneyli 11 eyalet.

 

Confederate flag : Müttefik bayrak.

İngilizce Confects Türkçe anlamı, Confects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Married : Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Evlenmiş. Başı bağlı. Evliliğe veya evlilere özgü. Evlilik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Evli. Evlilikle ilgili. Nikahlı.

Bring together : Toplamak. Cemetmek. Buluşturmak. Kavuşturmak.

Turn out : Kovmak. Yapmak. (dolap vb) boşaltmak. Donatmak. Yataktan kaldırmak. Haline gelmek. Sıraya dizilmek. Söndürmek. Toplamak. Çıkmak.

Conjoin : Bitiştirmek. Birleşmek. Bağlanmak. Sıralama. Birleştirmek. Bitişmek. Bağlamak.

Combinedfilm : Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Compound : Birkaç elementden yapılmış madde. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birleşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).

Fink : İspiyoncu. Grev kırıcı işçi. Muhbir. Sevilmeyen kimse. Alçak kimse. Gammazcı. Ajan. Polis ajanı.

Accustoms : Alıştırmak.

Join : Çitmek. Ek yeri. Yapıştırma eylemi. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İltihak etmek. Eklemek. İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm. Birleşme çekidi. Birleştirmek. Katmak.

 

Create : Meydana getirmek. İcra-i sanat etmek. Peyda etmek. Yaratmak. Düşmek. Neden olmak. Yetki vermek. Meydana koymak. -e yol açmak.

Confects synonyms : interdepend, bring into being, link up, manufacturing, admit, fabricates, manufacture, accustom, hitch, constitutes, appoint, carve out, assembled, confect, concocted, erect, interconnect, confecting, raise, composite, construct, constitute, coach, cater for, build on, tie, compose, bridge over, attach, cog, compounds, erects, produce.

Confects zıt anlamlı kelimeler, Confects kelime anlamı

Deny : Kaçınmak. Esirgemek. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Yoksamak. İnkar etmek. Yalanlamak. Nasip etmemek. Tanımamak. Reddetmek.

Detach : Sökmek. Özel görevlendirmek. Kaldırmak. Kesip ayırmak. Koparmak. Çözmek. Ayırmak. Çıkmak. Kopmak.

Disjoin : Ayırmak. Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak.

Confects antonyms : disconnect.