Confusions türkçesi Confusions nedir

Confusions ile ilgili cümleler

English: Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusions.
Turkish: Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.

Confusions ingilizcede ne demek, Confusions nerede nasıl kullanılır?

Confusion matrix : Hata matrisi.

Confusion of marks : Birbirine çok benzer olan markaların, biri yerine öbürünün kullanılması ve halkın da böyle sanması. Markaları karıştırma.

Confusion reflector : Şaşırtma reflektörü. Kamaştırıcı yansıtıcı.

Confusion worse confounded : Karışıklığın daniskası. Karmakarışıklık.

Circle of confusion : Hayalet çemberler. Bulanıklık tekeri. Seçikliği tam olmayan bir görüntüdeki bulanıklık derecesini gösteren teker. (tam seçik bir görüntü, konudaki noktayı nokta olarak verir; fakat bu seçiklikten uzaklaşıldıkça, konudaki noktalar, çapı ufak ya da büyük tekerler olarak aktarılır. bu tekerlerin çapı, görüntünün seçiklik ölçüsünü verir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanıklık dairesi.

In confusion : Karman çorman. Karışık bir halde. Düzensiz bir şekilde. Karmakarışık. Karmaşık bir şekilde. Birbirine geçmiş halde. Tarumar.

 

Likelihood of confusion : Karışma var gibi göründüğü halde, gerçekte böyle bir durumun bulunmaması. Karışmanın gerçek olmaması. Karıştırılma ihtimali.

Confusability : Akıl karıştırıcı olma. Karıştırılabilirlik. Karıştırılma olasılığı. Karıştırma olasılığı. Şaşırtabilme.

Fall into confusion : Karmakarışık olmak.

Confusing : Karışık. Muğlak. Karıştıran. Şaşırtıcı. Kafa karıştırıcı. Şaşırtma. Şaşırtan. Komplike. Çetrefil.

İngilizce Confusions Türkçe anlamı, Confusions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confusions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disarray : Karıştırmak. Tarumar etmek. Kargaşaya itmek. Dağınıklık. Darmadağın etmek. Bozmak. Düzensiz kıyafet. Düzensizlik.

Complexities : Güçlük. Karmaşıklık. Çetrefillilik. Zorluk.

Williwaw : Ani yel. Şiddetli kargaşa. Ani rüzgar. Dağlardan macellan boğazı'ndaki denize doğru esen güçlü rüzgar. Sert rüzgar.

Corruptions : Ahlaksız olma. Çürüme. Rüşvet. Ahlaksızlık. Yozlaştırma (dili). Rüşvetçilik. Doğru yoldan saptırma. Yozlaşma. Yolsuzluk.

Brouhahas : Yaygara.

Commingling : Kaynaştırmak. Karışmak. Karışma. Kaynaştırma. Kaynaşmak. Kaynaşma. Karıştırmak.

Morass : Bataklık. Engel. Batak. Sazlık. Karmaşık durum. Güçlük.

Dizziness : Sersemleme. Sersemlik hissi. Başdönmesi. Göz kararması. Düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma. Baş dönmesi.

Shames : Utanç. Ayıp etmek. Tecavüz etmek. Mahçup etmek. Ayıp. Birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek. Utandırmak. Yazık etmek. Biçimlemek.

 

Confusions synonyms : jamais vu, cognitive state, mental confusion, topsy turvyness, being surprised, confusion, blush, bemusement, breach, amazedness, corrosion, compunction, bewilderment, blankness, fuddling, breakup, befuddlements, puzzlement, blight, bungle, daze, blending, complexity, agitation, muddiness, broil, debauchedness, schemozzle, admixtures, dazedness, hugger mugger, dazing, compunctions.

Confusions zıt anlamlı kelimeler, Confusions kelime anlamı

Order : İntizam. Düzen. Türküm. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Takım. Yargı. Tertip. Tarikat. Sıralamak. Tabaka.

Orienting : Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek. Yöneltmek. Doğrultmak.