Shames türkçesi Shames nedir

  • Biçimlemek.
  • Utanma.
  • Utanç.
  • Yazık etmek.
  • Utandırmak.
  • Birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek.
  • Ayıp.
  • Tecavüz etmek.
  • Ayıp etmek.
  • Mahçup etmek.
  • Namusunu kirletmek.

Shames ile ilgili cümleler

English: My foolishness not only causes me regret but also shames me.
Turkish: Benim aptallığım sadece pişman olmama neden olmuyor fakat aynı zamanda beni utandırıyor.

Shames ingilizcede ne demek, Shames nerede nasıl kullanılır?

Shame dividend : Gerçek olmayan kazanç. Gerçek bir gelir niteliğinde olmayan ve dengelemde işletme kaynaklarıyla ilişkili görülmeyen kazanç. Gerçek olmayan kar payı.

Shame on you : Ayıp. Yazıklar olsun sana. Ayıp sana. Utan. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun (sana). Ayıp sana!. Yazık sana. Gözüne dizine dursun.

Shame the devil : Şeytanı utandırmak. Şeytanı şaşırtmak.

Bring shame on : -'u utandırmak. Rezil etmek. -'un rezil olmasına neden olmak.

Cry shame upon : Karşı protesto etmek. Yuhlamak.

Be put to shame : Bozuldu. Mahcup edildi. Utandırıldı. Bozum edildi.

Feel shame at : Utanç duymak. Utanmak.

Put to shame : Utandıracak derecede üstün olmak. Bozum etmek. Bozmak.

Sense of shame : Utanma hissi. Utanma duygusu.

Blush with shame : Utanmak.

İngilizce Shames Türkçe anlamı, Shames eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shames ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Guilt : Günahkarlık. Suçluluk duygusu. Suçluluk. Suçluluk psikolojisi. Sorumluluk. Cürüm. Töhmet. Suç. Kabahat.

Chagrining : Üzülmek. Can sıkmak. Üzmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Tasalanmak. Rezil etmek. Ümidini kırmak. Sıkmak. Gücenmek.

Modesty : Alçak gönüllülük. Ar. Haya. Tevazu. Ilımlılık. Gösterişsizlik. Alçakgönüllülük. Kanaat. İffet.

Blotching : Mürekkep lekesi. Lekelemek. Deridedeki kırmızı nokta. Fiske. Deride oluşan leke. Kızarıklık. Leke. Lekelenmek. Kara leke.

Attack : Eleştirmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Atak. Hamle yapmak. Saldırmak. Taarruz etmek. Tutulmak. Aşındırmak. Yakalanmak.

Unvaried : Aynı kalmış. Değişmemiş.

Abashes : Bozmak. Gururunu incitmek.

Scandalizes : Skandal yaratmak. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak. Rezalet çıkarmak. İftira etmek. Mahcup etmek. Rezalet çıkararak birini utandırmak. Karalamak.

Dishonouring : Leke sürmek. Şerefini sarsmak. Ödememe. Çek veya poliçeyi ödememe. Kabul etmeme. İtibar etmeme. Onursuzluk etmek. Sözünü tutmamak. Rezil etmek.

Polluted : Kirletmek. Kirlenmiş. Karalamak. Kirli. Bozmak. Çevreyi kirletmek. Kirletilmiş.

Shames synonyms : cookie cutter, synoptical, dishonor, chagrin, make somebody feel small, aggress, overwhelmed, like, pudicity, said, chagrins, confounding, blotch, dishonour, confound, one, attacks, shamefulness, bashfulness, compunction, overwhelms, soil, scandalize, format, ashame, ignoble, identical, comparable, aggressed, abashment, bring disgrace on somebody, scandalousness, assault.

 

Shames zıt anlamlı kelimeler, Shames kelime anlamı

Other : Sonraki. Öbürü. Gayri. Özge. Özgesi. Başka türlü. Sair. Geçen. Bundan başka. Başka biçimde.

Different : Çeşitli. Başka türlü. Diğer. Ayrışık. Farklı. Ayrı. Muhtelif. Başka. Değişik. Özge.

Difference : İhtilaf. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Ayrım. Olağandışılık. Ayrılık. Kavga. Fark. Anlaşmazlık. Dava. Farklılık.

Shames antonyms : unequal, varied, unlike.