Disarray türkçesi Disarray nedir

Disarray ile ilgili cümleler

English: After all the merrymaking, the apartment was in great disarray.
Turkish: Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.

Disarray ingilizcede ne demek, Disarray nerede nasıl kullanılır?

Be in disarray : Kargaşa içinde bulunmak. Dağınıklık içinde olmak.

Coefficient of disarray : Düzensizlik katsayısı.

In disarray : Karman çorman. Karışık. Düzensiz. Belli bir düzeni olmayan. Karmaşık.

Disarrayed : Darmadağınık. Kargaşaya itmek. Karıştırmak. Bozmak.

Disarraying : Karışıklık. Dağınıklık. Kargaşaya itmek. Kargaşa. Düzensiz kıyafet. Düzensizlik. Darmadağın etmek. Bozmak. Karıştırmak. Tarumar etmek.

Disarrangement of the tax confidence : Vergi gizliliğinin bozulması. Vergiye ilişkin gizlerin sorumlularınca bozulması.

Disarm : Yatıştırmak. Silahsızlandırmak. Şüphesini gidermek. Yumuşatmak. Zararsız duruma getirmek. Silahsızlanmak. Silahını almak. Zararsız hale getirmek. Silahsız bırakmak. Silahı bırakmak.

Disarrangements : Düzensiz düzenleme. Karışıklık. Dağınıklık. Düzensizlik.

Disarranges : Düzeni bozmak. Dağıtmak. Bozmak. Karıştırmak. Dağınıklık. Düzenini bozmak.

 

Punition of disarrangement of tax confidence : Vergi gizlemini bozan yetkili ve sorumlu kişiler hakkında türk ceza kanununa göre işlem yapılması. Vergi gizliliğinin bozulması cezası.

İngilizce Disarray Türkçe anlamı, Disarray eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disarray ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Befuddlement : Şaşkınlık. Kafa karışıklığı. Şaşırma.

Mess : Karışmak. Kirlilik. Asker sofrasında yemek yemek. Karmakarışıklık. Karışık yemek. Zor durum. Ask.orduevinin lokanta kısmı. Ask.karavana.

Disarrayed : Darmadağınık.

Disorder : Hastalık. Düzenini bozmak. Nizamsızlık. Sağlığını bozmak. Keşmekeş.

Change : Ufak para. Üzerini değişmek. Tebdil etmek. Değişim. Para bütünlemek. Takas etmek. Haline gelmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişikliğe gitmek.

Affect : Hoşlanmak. Yaşamak ( de). Etkilemek. Dokunmak. Sarsmak. Üzmek. Değiştirmek. Gibi davranmak. Etki etmek. Duyguları etkilemek.

Abashes : Utandırmak. Gururunu incitmek.

Amalgamate : Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karışmak. Karıştırıp birleştirmek. Katılmak. Karışım. Bileştirmek. Kaynaşmak. Katmak. Firma.

Broils : Izgara yapmak. Pişmek. Yanmak. Kızartmak. Tartışma. Izgara. Izgarada kızartmak. Kavga. Kavrulmak.

Rumple : Karmakarışık etmek. Örselemek. Dağıtmak. Buruşmak. Karıştırmak (saçı). Buruşturmak. Karman çorman etmek. Kırıştırmak. Kırışık.

Disarray synonyms : mental confusion, cognitive state, throw out of kilter, jamais vu, anarchies, add, modify, bouleversement, befuddlements, bedlams, smash, addles, browse, clutter up, admix, cobwebs, abolish, make mincemeat of, admixes, derangement, mystification, adulterates, blend, perplexity, anarchy, addlings, diffuseness, babels, clutter, amalgamating, throw together, state of mind, clutters.

 

Disarray zıt anlamlı kelimeler, Disarray kelime anlamı

Order : Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Rütbe. Hal. Tarikat. İntizam. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Asayiş. Sıra. Buyurmak.

Tidiness : Düzenlilik. Çekidüzen. Tertiplilik. Temizlik. Düzgünlük. Muntazamlık.

Disarray ingilizce tanımı, definition of Disarray

Disarray kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disorder. Confusion. Want of array or regular order. To throw into disorder. To break the array of.