Disarraying türkçesi Disarraying nedir
- Karışıklık.
- Karıştırmak.
- Tarumar etmek.
- Kargaşa.
- Kargaşaya itmek.
- Bozmak.
- Darmadağın etmek.
- Dağınıklık.
- Düzensiz kıyafet.
- Düzensizlik.
Disarraying ingilizcede ne demek, Disarraying nerede nasıl kullanılır?
Be in disarray : Dağınıklık içinde olmak. Kargaşa içinde bulunmak.
Coefficient of disarray : Düzensizlik katsayısı.
In disarray : Düzensiz. Karmaşık. Karman çorman. Belli bir düzeni olmayan. Karışık.
Disarray : Tarumar etmek. Darmadağın etmek. Düzensiz kıyafet. Karıştırmak. Karışıklık. Dağınıklık. Bozmak. Düzensizlik. Kargaşaya itmek. Kargaşa.
Disarrayed : Bozmak. Darmadağınık. Kargaşaya itmek. Karıştırmak.
Disarrays : Tarumar etmek. Dağınıklık. Karışıklık. Karıştırmak. Kargaşaya itmek. Bozmak. Düzensiz kıyafet. Darmadağın etmek. Kargaşa. Düzensizlik.
Disarranging : Düzenini bozmak. Düzeni bozmak. Karıştırmak. Dağınıklık. Dağıtmak. Bozmak.
Disarrangement of the tax confidence : Vergi gizliliğinin bozulması. Vergiye ilişkin gizlerin sorumlularınca bozulması.
Disarrangement : Dağınıklık. Düzensizlik. Düzensiz düzenleme. Karışıklık.
Disarrangements : Karışıklık. Düzensizlik. Düzensiz düzenleme. Dağınıklık.
İngilizce Disarraying Türkçe anlamı, Disarraying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disarraying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alloyed : Alaşım halinde. Değerini düşürmek. Alaşım hazırlamak. Alaşım yap. Karışım yapmak. Alaşımlı.
Cataclysm : Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Yerkabuğunun ani değişmesi. Kıran. Felaket. Afet. Tufan.
Clutter up : Yığmak. Altüst etmek. Tıka basa doldurmak.
Abashing : Utandırmak. Utandırma.
Brouhahas : Yaygara. Keşmekeş. Karmaşa.
Bedlams : Akıl hastanesi. Tımarhane gibi bir yer. Çıfıt çarşısı. Gürültülü patırtılı yer. Velvele. Kızılca kıyamet. Tımarhane. Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer.
Abashes : Utandırmak. Gururunu incitmek.
Litters : Hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot. Doğurmak (kedi vb). Yavrulamak. Saçmak. Talaş sermek. Ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek. Doğurmak. Dağıtmak.
Abnormal : Abnormal. Düzgüsüz. Uygun olmayan. Gayrinormal. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık. Olağanüstü. Sapkın. Normal dışı, anormal.
Cluttering : Karmakarışık konuşma. Altüst etmek. Yığmak. Tıka basa doldurmak. Hızlı konuşma.
Disarraying synonyms : amalgamate, befuddlement, broil, confusion, disorganisation, adulterating, bedevilment, smashes, disarranges, addling, broils, disarrangements, chaos, chaoses, routs, addlement, clutters, disarrayed, babel, brouhaha, play the devil with, babels, choppiness, diffusiveness, amalgamates, disorganization, break asunder, bungle, anarchism, addle, blend, clutter, disarrange.

Bu kısımda Disarraying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disarraying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disarraying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disarraying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.